Tsugumi Ooba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tsugumi Ooba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2016 Cuma

Ölüm Defteri (Death Note) Seri İncelemesi


  Herkese merhaba! Bu yazımda Ölüm Defteri serisini genel olarak inceleyip yorumlamaya çalışacağım. Öncelikle belirteyim ki, Ölüm Defteri benim ilk çizgi roman deneyimim oldu, bu seriyi bitirmeden başka çizgi roman okumak istemedim. İlk cildini okuduktan sonra incelemesini yapmıştım ve seri bitince de genel bir inceleme yapacağımı belirtmiştim.

  Bilmeyenler İçin Serinin Konusu

  Ölüm Defteri, polisiye, fantezi, gizem, suç gibi türlerin bir arada bulunduğu bir çizgi roman serisi. Shinigami Dünyası'nda canı sıkılan Ryuk adlı ölüm tanrısının yani Shinigami'nin dünyaya bir ölüm deferi getirmesi ile olaylar başlar. Ölüm Defterine adı yazılan kişi ölür ancak bu defterinde kendine göre bazı kuralları vardır. Bu kuralları okudukça öğrenmenin daha iyi olacağını düşündüğüm için kurallardan bahsetmeyeceğim.




  Shinigami Ryuk'un dünyaya getirdiği defteri lise öğrencisi Light Yagami bulur, önce deftere inanmasa da defteri kullanmayı dener ve defterin gücünü anlar. Ve defterin gücünü dünyaya adalet sağlamak için kullanmaya karar verir, artık Light'ın amacı dünya üzerindeki suçlu ve kötü insanları öldürerek dünyayı adaletin hüküm sürdüğü ütopik bir yere çevirmektir.


  Light bir çok suçluyu öldürdükten sonra bu dünyadaki polis teşkilatlarının dikkatini çeker ve katili aramaya başlarlar. İşte burada devreye dünyanın en yetenekli dedektifi L girer ve Light ile L arasındaki ölümcül mücadele başlar.

  İşte buradan sonrasında ise Light nam-ı diğer Kira ve L arasında büyük bir kovalamaca başlıyor ve her ciltte Kira'nın etrafındaki çember daralıyor. L ne kadar iyi bir dedektifse Light da o kadar zeki bir insan, e haliyle bu kovalamaca amansız bir zekiler kapışmacasına dönüşüyor.

Yorum

  İlk ciltler seri gerçekten çok güzeldi, her sayı seri daha güzel ve daha heyecan verici bir biçimde ilerliyor. Bir yanda müthiş zekası ile Light/Kira diğer yanda çok kurnaz bir dedektif olan L, polis teşkilatı ve diğer başka kimseler. Light'ın babası bile habersiz bir şekilde Light'ın peşinde.Okurken yüreğiniz çoğu zaman hop oturup hop kalkıyor, tam Kira yakalandı, her şey ortaya çıktı derken zekice bir manevra ile karşılaşıyorsunuz ve durumlar ters düz oluyor.



  Dediğim gibi çok heyecanlı ve zekice hazırlanmış, okurken yazara ve kurgusuna hayran kalmamak elde değil. Tek sorun olağanüstü tahmin becerileriydi, bazen L ve Light öyle uç öyle imkansız çıkarımlarda bulunuyor ki karaktere peh git şuradan, asla tahmin edemezdi bunu deseniz de karakterlerin olağanüstü zekaları ve serinin türünün fantastik olması bu tarz şeyleri tolere etmenizi sağlıyor.

  Ölüm Defteri benim için biraz Osmanlı gibi, yükselme, duraklama ve gerileme dönemleri var. İlk 7 cilt gerçekten mükemmel denilebilecek kadar iyiydi, seri yükseldikçe yükseldi, özellikle de 7. ciltte doruk noktasına ulaştı. 7'den sonra kısa bir duraklama ve ardından hızlı bir gerileme. O yüzden ben Ölüm Defteri'nin 7'den önce ve 7'den sonra diye değerlendiriyorum.

  7. ciltten sonra seriye katılan Near ve Mello karakterleri seriye hareket getirip, yeni bir boyut kazandırmak yerine serinin kendini tekrarlamasına neden oldu. Son ciltleri artık bitse seri diyerek okudum ne yazık ki, o kadar kötü müydü derseniz değildi, sadece ilk yedi ciltte yazar çıtayı çok yükseltmişti ve beklentileri arttırmıştı, bu beklentiler de karşılanmayınca ben sevemedim son beş cildi.

  Ölüm Defteri'nin hikayesi bitti, ama ben sevmedim sonunu sevemedim. Burada biraz duygusal davranmış olabilirim tabii ama sonunu sevemedim ben. Sebebine gelecek olursak,



  Son Bir Kaç Şey Daha


  12 cildin tamamını bir anda inceleyince yazı aldı başını gitti, kusura bakmayın. :)



  En sevdiğim karakterler Light ve Ryuk oldu, ikisini okumak da çok keyifliydi. En sevmediğim karakterler de Near ve Mello oldu, çocuk yaştaki bu iki dahinin serideki konumu ve becerilerini sevmedim.
  Serinin genelinde sevmediğim bir kaç noktaya değineceğim ancak spoiler var tabii ki. :)



  Ölüm Defteri'nin bir film bir de anime uyarlaması var, ikisine de göz attım. Anime uyarlaması güzele benziyor ancak film hoşuma gitmedi, oyuncular zihnimdeki karakterlerle uyuşmuyorlar. Animesi gayet güzel görünüyor, beğenebilirsiniz.

  Puanıma gelirsek, ilk 7 cilt için ortalama 9 puan veririm, bence çok iyiydi.
  7'den sonrası için ise 6 anca. :)


  Eğer merak ediyorsanız Ölüm Defteri'ni mutlaka okuyun, ilk yediyi okuyup gerisine devam etmeseniz de olur ama ilk yediyi mutlaka okuyun. :)

25 Ağustos 2016 Perşembe

Death Note - Ölüm Defteri #1 - Tsugumi Ooba | Manga Yorumu


Orijinal Adı: デスノート 1 (Desu Nōto) Taikutsu (退屈)
Yayınevi: Akılçelen Kitaplar
Sayfa Sayısı: 200
Baskı Yılı: 2014
Goodreads Puanı: 4.41  (129,545 Oy)

Arka Kapak Yazısı

Japon çizgi romanlarına verilen isim olan Manga, dünyada bir çılgınlık halini almıştır. Death Note (Ölüm Defteri) yayınladığı bütün ülkelerde satış rekorları kıran ve geniş bir hayran kitlesine sahip en önemli manga serilerinden biridir.

Bu deftere adı yazılanlar ölür… Ölüm Tanrısı Şinigami Ryuk'un insanoğlu dünyasına düşürdüğü defter: DEATH NOTE (ÖLÜM DEFTERİ).

Bu doğaüstü defteri bulan ve dünyadaki cani suçluları ortadan kaldırmak için kullanmaya karar veren Light Yagami (nam-ı diğer Kira) ile kimsenin çözemediği olaylarda polise yardım eden L adlı gizemli detektif arasındaki muhteşem mücadele böyle başlar.

Light Yagami bu deftere ismini yazdığı ve yüzünü bildiği herkesin öleceğini keşfeder. Önceleri defteri kuşkuyla kullanmaya başlayan Light, ismini yazdığı insanların hayatlarının kendisinin belirlediği ölüm şekliyle son bulduğunu görür. Her geçen gün defterin yeni yeni özelliklerini öğrendikçe hayalindeki dünyayı yaratabilmek için defteri kullanmaya başlayarak adalet mekanizmasının yeterince cezalandıramadığı azılı suçluları öldürmeye karar verir. Suçlular gizemli bir şekilde ve peş peşe ölmeye başlayınca durum polisin dikkatini çeker ve dünyadaki birçok gizemli olayı çözmekle görevlendirilmiş olan "L" adlı dedektif, konuyu araştırmak üzere polisin yardımına koşar.

Yorum

  Death Note okuduğum ilk manga oldu. Ne zamandır manga okumak istiyordum ve Death Note'u gözüme kestirmiş ancak başlayamamıştım, nihayet başladım ve çok sevdim.
  Toplam 12 mangadan oluşan seri (sonradan 13'üncü manga da çıkmış), Ölüm Defteri (Death Note) içine adı yazılan herkesi öldüren bir defter ve bu defter Japonya'daki çok Light Yagami'nin eline geçer ve Yagami'de dünyayı suçlulardan temizlemek için deftere isimlerini yazmaya başlar. Sebebi bilinmeyen ölümler baş gösterince polis bu işin peşine düşer ve L adındaki dedektif ölüm sebeplerini ve katili aramaya başlar. Böylece Yagami ve L arasında ölümcül bir kaç-kovala mücadelesi başlar.

  Death Note, okuduğum ilk manga olduğu için başka mangalarla kıyas yapamam ancak beklentimin çok üstünde çıktı. Hikayenin nasıl devam edeceğini merak ederken Tsugumi Ooba'nın muhteşem bir iş çıkardığını gördüm, heyecanla ve çok severek okudum. Karakterler ve zeka kokan olaylar, şaşırtan detayları ile Death Note'u çok sevdim ve bir an önce serideki diğer mangaları da okumak istiyorum.
Eğer hala manga okumadıysanız ya da Death Note'u okumadıysanız okuyun derim, kesinlikle çok güzel. İyi Okumalar. :)

Puanım