Jo Nesbo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jo Nesbo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2017 Perşembe

Yarasa (Harry Hole #1) - Jo Nesbo | Kitap Yorumu ve Seri Bilgisi


Orijinal Adı: Flaggermusmannen
Seri: Harry Hole #1
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 392
Baskı Yılı: 2016
Goodreads Puanı: 3.56  (42,431 Oy)


Arka Kapak Yazısı


Jo Nesbo'nun ünlü dedektifi Harry Hole'un soluk soluğa ilk macerası.

Yirmi üç yaşında Norveçli bir kadın Sidney'de ölü bulununca, Oslo Cinayet Masası dedektifi Harry Hole, bu vakayı incelemeye gönderilir. Amacı Sidney polisine elinden geldiğince yardım etmektir ama kesin bir dille işe burnunu sokmaması söylenir.

Soruşturmaya seyirci kalmaya niyeti olmayan Harry, ekibin baş dedektiflerinden biriyle arkadaşlığını ilerletir ve kendini olayların içinde bulur. Harry katile adım adım yaklaştıkça çok tehlikeli bir seri katilin peşine düştüğünü ve aslında soruşturmanın içindekiler dahil hiç kimsenin güvende olmadığını düşünmeye başlar.


Yorum

Yarasa'yı ilk gördüğümde (üzerindeki Harry Hole'un ilk kitabı ibaresini gördüğümde) "Nihayet çıktı!" dedim ve hemen aldım, maalesef alırken hızlı davransam da başlamam zaman aldı her neyse.

  Harry Hole benim çok sevdiğim polisiye seriler arasına girdi, serinin kitaplarını okudukça bahsediyorum zaten bundan. Yalnız şuna yeniden değinmeden geçemeyeceğim, bu seri neden Türkiye'de bu kadar düzensiz basıldı? Koridor Yayıncılık üçüncü ve beşinci kitabı basıp devamını getirmemiş, sonra Doğan Kitap dördüncü kitaptan başlayıp sekize kadar devam ettirmiş. 2016 Kasım sularında da ilk kitabı bastı. Bu düzensizliği anlayamadım, hiç de anlayamayacağım sanırım, ısrarla dile getiriyorum çünkü bu seri diğer polisiyeler gibi her kitabı birbirinden bağımsız değil. Seride her kitabın kendi konusu olduğu gibi, diğer kitaplara yayılmış bir konu daha var ki ben serinin beşinci kitabından seriye başladığım için devasa bir spoiler yemiştim.

  Şikayet kısmını geçtikten sonra kitaba gelelim. Yazar seriye Norveç'te değil Avusturalya'da başlamış, Harry Hole Sidney'de ölen Norveç'li bir kadının ölümünü araştırmak için Avusturalya'ya gidiyor ve cinayeti araştırdıkça olayların göründüğünden çok daha farklı olduğunu anlıyor.

  Bu kitabı okurken yazarın zaman içinde kendi tarzını bulduğunu ve kendini geliştirdiğini fark ettim. Bu kitap benim seride hoşuma giden o Norveç havasından ve özgün tarzından yoksundu, hatta Amerikan polisiyelerinden çok fazla esinti vardı. Bunlar da benim bu kitabı diğer kitaplar kadar sevmeme engel oldu. Yazar kitapta biraz laf kalabalığı yapıyor gibi hissettim okurken, her bölümde değil ama bazı sayfalarda sanki yok yere uzatmış gibiydi. Yine de Harry Hole serisinin ilk kitabını okumak güzeldi, yayınevi umarım ikinci kitabı da basar ve seriyi tamamlayabilirim.

Harry Hole Serisinin Türkiye'deki Kitapları
  Yarasa (Harry Hole #1) - Doğan Kitap (2016)
  2. Kitap ülkemizde henüz çıkmadı
  Kızıl Gerdan (Harry Hole #3) - Koridor Yayıncılık (2010)
  Nemesis (Harry Hole #4) - Doğan Kitap (2013)
  Şeytan Yıldızı (Harry Hole #5) - Doğan Kitap (2014)
  Kurtarıcı (Harry Hole #6) - Doğan Kitap (2015)
  Kardan Adam (Harry Hole #7) - Doğan Kitap (2015)
  Leopar (Harry Hole #8) - Doğan Kitap (2016)

Alıntılar

Belki de insanlar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar bir şekilde aynı hayalleri ve fantezileri paylaşıyorlar. Bu bizim tabiatımızda var; adeta hepimizin özüne işlenmiş. Tüm bu farklılıklara rağmen eninde sonunda aynı yanıtlara ulaşıyoruz. 
Hayatta önemli sayılacak çok az şey var. 
Kızdan 'kadavra' olarak bahsettiler. Sevilen bir çocuğa çok fazla isim takılabilir; ama ölülerin bu kadar adının olması tuhaf. 
İnsanlar anlamadıkları şeyden korkarlar. Korktukları şeyden de nefret ederler. 
Harry artık yalnızdı. Her zaman olduğumuz gibi.


Puanım


23 Ağustos 2016 Salı

Şeytan Yıldızı (Harry Hole #5) - Jo Nesbo | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: Marekors
Seri: Harry Hole #5
Önceki Kitap: Nemesis
Sonraki Kitap: Kurtarıcı
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 469
Baskı Yılı: 2014
Goodreads Puanı: 4.02  (36,499 Oy)

Arka Kapak Yazısı

Genç bir kadın Oslo'daki dairesinde öldürülür. Sol elinden bir parmağı kesilmiş, gözkapaklarından birisinin altına beş köşeli yıldız şeklinde küçük kırmızı bir elmas yerleştirilmiştir bir pentagram, yani şeytan yıldızı.
Müfettiş Harry Hole uzun zamandır düşman bellediği Tom Waaler ile birlikte bu soruşturmada görevlendirilir. Önceleri onunla birlikte çalışmak istemese de, zaten teşkilattan atılmak üzere olan Harry’nin başka bir seçeneği kalmaz ve kendini düştüğü alkol batağından kurtararak işe koyulur.

Bu cinayeti bir dizi benzer cinayet daha izler. İşleniş şekillerinden Oslo’da bir seri katil olduğu anlaşılmaktadır. Beş köşeli yıldız, bu cinayetlerin gizemini çözmekte oldukça yardımcı olacaktır.

Yorum

  Nemesis'i okuduktan hemen sonra Şeytan Yıldızı'na başlamak istemiştim ancak araya Kapan girdi. Kapan'dan sonra Şeytan Yıldız'ına başladım ve iki günde bitirdim, gerçekten çok güzel aktı kitap özellikle de Kapan gibi sıkıcı bir kitaptan sonra.

  Harry Hole bu kitapta polislikten atılmak üzere iken aldığı bir davayı çözmeye çalışıyor ve aynı zamanda kendi hayatıyla ilgili de bir çok sorunu çözmeye çalışıyor. Bir taraftan banyoda ölü bulunan kadının katilini ararken bir yandan da polis teşkilatındaki yozlaşmış polislerin peşinde büyük ve amansız bir koşuşturmacanın içinde buluyorsunuz kendinizi ve sayfalar ilerledikçe işin iç yüzü değişiyor.

  Şeytan Yıldızı, Harry Hole serisindeki en sevdiğim kitap şimdilik, diğer kitapları da sevsem de bu kitapta yaşanan bazı olaylar yüzünden yeri bende ayrı oldu. Bu kitap bana biraz John Verdon'un Peter Pan Ölmeli adlı kitabını anımsatsa da ondan çok farklıydı tabii ki.

  Harry Hole serisini zaten seviyordum bu kitapta da hayal kırıklığı yaşamadım, aksine çok sevdim. Yazarın kendine has üslubu ile karakter ve olay örgüsü bir araya gelince ortaya şahane bir polisiye çıkmış. Ben zevk alarak ve iki günde okudum, sayfalar çok hızlı akıyor gerçekten, sadece yazar bazen Harry'nin alkol sorunlarına fazla yer ayırıyor, bu da seride kendini tekrara yol açıyor. Yine okumaya değer güzel bir seri. İyi okumalar. :)

Puanım

4.25


12 Ağustos 2016 Cuma

Nemesis (Harry Hole #4) - Jo Nesbo | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: Sorgenfri
Seri: Harry Hole #4
Önceki Kitap: Kızılgerdan
Sonraki Kitap: Şeytan Yıldızı
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 516
Baskı Yılı: 2013
Goodreads Puanı: 3.96  (30,361 Oy)

Arka Kapak Yazısı

Çağdaş polisiyenin en etkileyici başkahramanlarından Harry Hole ile tanışın...

Osloda bir banka soygunu sırasında banka görevlisi öldürülünce, Dedektif Harry Hole soruşturmaya dahil olur. Harry, hiçbir iz bırakmayan soyguncunun peşindeyken, eski kız arkadaşı Annanın yemek davetini kabul eder. Akşam yemeğinin ertesinde kendi evinde uyandığında, son 12 saatte neler olduğunu anımsayamadığını fark eder. Anna ertesi gün ölü bulunur, çok geçmeden o geceden haberdar olan biri Harryyi tehdit etmeye başlar. Harry Hole hem kendini temize çıkarmak, hem de devam eden banka soygunlarını durdurmak zorundadır.

Yorum

  Hipnozcu'yla birlikte İskandinav polisiyesine giriş yapınca bu yörelerde devam etmek istedim ve elimde Nemesis olduğu için bu kitaba başladım. Jo Nesbo ile bu serinin altıncı kitabı olan Kurtarıcı sayesinde tanışmış ve yazarın tarzını sevmiştim, seriye ortadan başlamış olmaktan hoşlanmamıştım, biraz spoiler yemiştim ama önemsemedim ve önceki iki kitabı aldım.

  Harry Hole serisinin en büyük talihsizliği sanırım ülkemizde dağınık halde basılması, bunlara Kurtarıcı yorumumda biraz değinmiştim. Neyse işte serinin ilk iki kitabı ne yazık ki ülkemizde henüz basılmadı, seriyi de sevdiğim için bu durumu göz ardı ederek ülkemizde basılan kitapları okumaya karar verdim.

  Çok uzattım lafı, Nemesis'e gelecek olursak eğer kitap iki farklı olayı aynı anda işliyor. Bir tarafta büyük bir banka soygunu yapılmış ve bir banka görevlisi öldürülmüştür diğer tarafta ise Harry Hole kendi hayatının büyük kaosa dönmesini engellemeye çalışmaktadır. Kitapta hem zekice hazırlanmış bir banka soygunu ve soruşturmasını okuyor hemde dedektifimiz Harry'nin üzerindeki şüpheleri ortadan kaldırmaya çalışmasını okuyoruz. Anlayacağınız iki hikaye iç içe geçmiş durumda tek bir kitapta güzel bir kontrast oluşturuyor. Sanırım yazarın genel tarzı bu çünkü Kurtarıcı kitabında da farklı olaylar iç içe işleniyordu.

  Yazar kurguyu gerçekten güzel hazırlamıştı ve kitapta tempo hiç düşmedi, olaylar güzel bir akışta ve bol gizemli bir şekilde gelişti. Ben katili tahmin etmiştim kitabın en başında ancak bu kitabı okurken bir sorun teşkil etmedi, olaylar kitapta güzel bir şekilde geliştiği için tahminim kitabın tadını kaçırmadı. Kitaptaki karakterleri de sevdim, yazar hepsini güzel bir biçimde kurgulamıştı, Raskol, Beate gibi bazı karakterler de özellikle ilgilimi çekti, okurken büyük keyif aldım.

  Nemesis genel olarak güzel bir polisiyeydi, iç içe olay örgüsüyle ve yazarın kendine özgü yazım tarzıyla okuması oldukça keyifliydi. Norveç sokaklarında olmak da ayrı bir güzel oluyor bence. :) Bu sıralar İskandinav polisiyesi okuyasım var, Nemesis'ten sonraki kitap Şeytan Yıldızı elimde ve ona başlamak istiyorum. :)
  Sizde polisiye-gerilim seviyorsanız ve Norveç sokaklarında farklı bir deneyim yaşamak istiyorsanız Harry Hole serisine göz atın derim. İyi Okumalar. :)

Alıntılar

Hayatı tanı. Oturup çocuğunu seyret. Yitirdiğin şeyleri bulman zor, ama mümkün. 
Bir insanı çok severseniz, sizi sevebilmesi anlaşılmaz geliyor. Oysa tam tersi olmalıydı, değil mi? 
Sorduğun sorular için asla özür dileme; sormadığın sorular için özür dile. 
Kadınlar hep plan yapar. 
Kadınlar güç peşinde koşan, savaşın ve zafer kutlamalarının ötesini düşünen, mantıklı planlamacılardır. Ve kurbanların zayıflıklarını görmekte doğuştan yetenekli olduklarından, ne zaman ve nasıl darbe indirmeleri gerektiğini içgüdüsel olarak bilirler. Ne zaman durmaları gerektiğini de. 
Zulüm görmemizle sağ kalmamızın sebebi aynı. Biz farklıyız ve farklı olmak istiyoruz. 
İnsanın ölmesi, başına gelebilecek en  kötü şey değildir. En kötüsü, yaşama sebebini yitirmektir.

Puanım


10 Nisan 2016 Pazar

Kurtarıcı (Harry Hole #6) - Jo Nesbo | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: Frelseren
Seri: Harry Hole #6
Önceki Kitap: Şeytan Yıldızı
Sonraki Kitap: Kardan Adam
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa Sayısı: 528
Baskı Yılı: 2015
Goodreads Puanı: 4.05  (16,731oy)

Arka Kapak Yazısı

  Kurtuluş Ordusu'nun yaz kamplarından birinde 14 yaşında bir kız tecavüze uğrar. On iki yıl sonra, Oslo'da Kurtuluş Ordusu'nun düzenlediği bir sokak konserinde, ordu mensuplarından genç bir adam alnından vurularak öldürülür. Ortada ne cinayet silahı vardır, ne de olası bir cinayet sebebi…

  Konser fotoğraflarında kırmızı fular takmış bir adam dedektif Harry Hole'nin dikkatini çeker. Çeşitli açılardan çekilmiş fotoğrafları, yüzleri ayırt etmekte uzman Beate Lönn'e gösterdiklerinde, o bile adamın aynı kişi olduğundan emin olamaz. Yüzü olmayan bir adamdır Harry Hole'un kentin arka sokaklarında adım adım kovalayacağı. Katil ise henüz işini bitirmemiştir.

Yorum

  Kurtarıcı'yı daha yeni bitirdim ve sıcağı sıcağına yorum yazıyorum. Hislerim ve düşüncelerim henüz taze, olaylar zihnimde hala canlı.

  Kurtarıcı, Harry Hole serisinin altıncı kitabı, tabii okumaya karar verdiğimde bunu bilmiyordum ben ve serinin ilk kitabı Türkçe'ye çevrilmemiş olunca "Nasıl olsa ilk kitaptan başlayamıyorum boşver oku" diyerek okumaya başladım. Seri toplam on kitaptan oluşuyor ve beş kitabı Türkçe'ye çevrilmiş, dördü Doğan Kitap biri de Koridor Yayıncılık tarafından.

  Kızıl Gerdan (Harry Hole #3) - Koridor Yayıncılık
  Nemesis (Harry Hole #4) - Doğan Kitap
  Şeytan Yıldızı (Harry Hole #5) - Doğan Kitap
  Kardan Adam (Harry Hole#7) - Doğan Kitap

  Harry Hole yetenekli, işine fazla bağlı zeki bir dedektif, aslında polisiye kitaplarındaki karakterlerin bir çoğundan pek farklı bir yanı yok, öfkelenme eşiği düşük ve biraz fevri olması onu biraz daha farklı kılıyor. Harry Hole'nin karakterini tanımak için kitaptaki şu alıntı çok uygun bence.
"Yaşlanıyor musun Harry?"
"Yaşlanmak mı? Nasıl yani?"
"Yaşlandıkça yufka yürekli oluyorsun. Sağları ölülerden fazla önemsediğine ilk kez tanık oluyorum."
  Kitapta konu alınan cinayetin anlaşılması biraz uzun sürdü, yani uzun süre kitapta ne okuduğum pek anlamamıştım. İlk sayfalar cinayet sebebi bilinmiyordu ve olaylar biraz kendi etrafında dönüyordu, sonu belli olmayan, kendini tekrar eden bir kovalamaca okuyup durduk. 250'lere geldikten sonra kitap biraz daha akmaya başladı, anlayacağınız ilk yarı baya durgundu, en azından ben öyle hissettim.

  Kitabın konusu fena değildi ama konu çok sonra şekillendi, bu konuya olan olumlu bakışımı kötü etkiledi biraz tabii. Yazar ilk yarıyı o kadar uzun tutmasaydı kurguyu da daha çok sevebilirdim, evet kurgusu güzeldi ama benim biraz kalabalık bulduğum sayfalar arasında kayboluyordu. Son sayfalara doğru kitap iyice hareketlendi ve her şey açığa kavuştu, o son elli sayfa gerçekten çok güzeldi, yazar girişi uzun tutmasa daha bile çok sevebilirdim. Kitabın sonunda açığa çıka gerçekler beni şaşırmadı, yazar kitabın içinde bir çok ipucu zaten vermişti yine de gerçekler ve görünen arasındaki uçurumu okumak güzeldi.

  Kurtarıcı Jo Nesbo'dan okuduğum ilk kitaptı ve kitabı sevdim, yazarın üslubu biraz farklı, sevip sevmediğimi çok anlayamadım açıkçası. Aslında güzel ancak bazen kitaptaki bazı olayların anlaşılmasını zorlaştırıyordu. Kitap genel olarak güzeldi ve polisiye okumak isteyenler için güzel bir tercih olabilir. Norveç'te geçen bir polisiye okumak isterseniz size göre olabilir. İçinde güzel ayrıntılar olduğu kadar bazı mantıksızlıklar da olsa kitap hoşuma gitti ve yazarın diğer kitaplarını da okumak istiyorum. Bugünlük bu kadar herkese iyi okumalar :)

Alıntılar


İmkansızı ifade etmenin yolu var mıdır?

Cinayet öyle uç noktada bir eylemdir ki, çoğu insanın zihni onu bastırır. Cinayet hayal meyal hatırladıkları bir kabus gibidir. Buna defalarca tanık oldum. Cinayetin yalnızca kafalarında kurguladıkları bir şey olmadığını ancak başkaları söyleyince anlarlar.

Martine gerçeği söylemeyi yeğlerdi. Gerçekler acı verici olsa bile. Yetiştirilme tarzından dolayı değil, bunun uzun vadede hayatı kolaylaştırdığını keşfettiği için.

Artık rüyaya dalmak istiyordu. Rüyaya dalıp her şeyi unutmak. Mümkünse eğer.

Sebep paradır. Hırs, para olunca bir şeylerin değişeceği sanrısı. İnsanların para sayesinde değişebileceklerini sanması.

Nefret güç verir, bilirsin.

İnsanın hayatta kalabilmesi için kendinde sevdiği bir yön bulması gerek. Kimileri yalnızlığın antisosyallik ve bencillik olduğunu söyler. Ama yalnız insan bağımsızdır ve dibe vursa bile başkalarını aşağı çekmez. Çoğu insan yalnızlıktan korkar. Oysa yalnızlık özgür, güçlü ve incinmez olmamı sağlamıştı.

Dr. Stockman'ın dediği gibi:"Dünyanın en güçlü insanı en yalnız insanıdır."

Şüphe inancın gölgesidir. Şüphe duyamıyorsan imanlı olamazsın. Aynı şey cesaret için de geçerlidir dedektif. Korkmaktan acizsen cesur olamazsın.

Hayatının geri kalanında ne yapacağını düşündü. Ve insanın doğru kararlar verip veremediğini halihazırda hayattayken öğrenip öğrenemeyeceğini merak etti.

Kadınların fiziksel açıdan kendilerinden çok daha güçlü erkeklerle aynı çatı altında kalma, aynı yatağı paylaşma cesaretini nasıl gösterebildiklerini asla anlayamamışımdır. Erkekler buna asla cesaret edemezdi.

Puanım