Alein Kentigerna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alein Kentigerna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2016 Pazar

Sırlar Uçurumu - Alein Kentigerna | Kitap Yorumu

alein kentigerna
Orijinal Adı: *Bulamadım*
Seri: Yok
Yayınevi: Panama Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 480
Baskı Yılı: 2013

Arka Kapak Yazısı

1835 yılı Fransa...
İçinde karanlık sırlar saklayan bir malikâne.
Blanc de Venue Malikânesi.
Lanetli bir uçurum...
Yirmi yıl önce uçurumun dibinde ölü bulunmuş bir kadın.
Belki de arkasında ölümcül sırlar saklayan gizemli bir cinayet...
İntikam almak için geçmişin karanlık anılarını ortaya çıkarmak zorunda olduğuna inanan, inatçı ve çatal yürekli bir evlat.
Geçmişini gizlemek zorunda kalan gizemli bir doktor.
Lanetli bir sır!
Şüphe yüklü bir aşk!
Ve geçmişin ürkütücü sisleri arasından çıkıp gelmiş kötü ruhlu bir adam...

Sırlarla örülü, heyecan dolu bir öykü!
Gerilimi ve gizemi iliklerinize kadar hissedeceksiniz.
Belki de şimdiden benzerlerinin arasında kendine çok üstün bir yer edinecek olan, türünün en gizemli romanlarından biri...
Okuyan herkesi kolayca etkisi altına alacak, finaliyle ters köşeye yatıracak, büyüleyici, tüyler ürpertici bir roman.
Soluğunuz kesilecek. Hayran kalacaksınız.


Yorum


  Halisünasyon en son okuduğum polisiye idi onu da bir buçuk ay önce okumuştum, (Güven Bana polisiye yönü biraz zayıf bir kitap olduğu için onu saymıyorum) bu kadar uzun süre polisiye okumayınca benim polisiye seven tarafım isyan etti tabii. Bülbülü Öldürmek'e başladığım sıra polisiye okumalıyım artık diye çırpınıyordu içimdeki polisiye sever. Neyse Halüsinasyon'u sevmiştim, yazarın Sırlar Uçurumu adlı kitabını da almış olunca başlayayım dedim.

  Yazarın tarzı hoşuma gittiği için kitabın arka kapak yazısını okumadan almıştım, Halğsinasyon gibi günümüzde geçen polisiye-gerilim olur sanırken kitabın 1830'larda geçtiğini öğrenince nasıl şaşırdım tahmin edebilirsiniz. Kitap 1835 yılında Fransa'da bir kadının uçurumda ölü olarak bulunmasıyla başlıyor. Aradan yıllar geçiyor ölen kadının ailesi ve ailenin sırlarla dolu yaşamını okuyoruz.

  Kitap gizem-gerilim türünde ve cinayette olunca ben polisiye tarzına da yakın olur diye düşünmüştüm ancak hiç öyle olmadı. Kitabın türü hakkında kafam biraz karışık açıkçası çünkü gerilim adına kitapta hiçbir şeye rast gelmedim diyebilirim, gizemse? Eh baya gizem dolu bir kitaptı, aslında gizem ve sırlar hiç bitmeden son sayfaya kadar sürdü tek sorun şu ki kitap bol gizemli tarihi-aşk romanı tadındaydı. Bu beni büyük hayal kırıklığına uğrattı, gizem genel olarak entrikalar üzerine kuruluydu ki bu tarzdan hoşlandığımı söyleyemeyeceğim.

  Gizem-gerilim-polisiye arası bir şey beklerken gizem-tarihi-aşk kurgusu bulmak benim için baya moral bozucuydu. Kitap bir malikaneyi ve malikanede yaşananları konu alıyor, soylu bir aile ve hasır altı edilmiş sırlar.. Bu bakımdan biraz bol entrikalı yerli dizi tadındaydı. Gizem gerçekten yoğundu, aslında çok severim böyle kitapları ama burada gizem hep entrikalara ve aşk ilişkilerine dayandırılmıştı bu da hoşuma gitmedi tabii.

  Dili akıcı ve kolay okunabilen bir kitap, tempo düşmeden yeni şeylerin ortaya çıkması da okumayı kolaylaştırıyor ve sizi sıkmıyor. Kitabın sonu hayret verici değildi ama çokta beklenilebilir bir son değildi, beni şaşırtmadıysa da fena değildi. İçerikten bahsetmek istiyorum, dayanamayacağım :)

Spoiler!
Tüm gizemlerin bir şekilde soyu belli olmayan çocuklara bağlanması gerçekten çok rahatsızlık vericiydi, şu sıra tv'de de sürekli bu konu işlendiği için sanırım benim tahammülüm kalmamış. Kitaptaki neredeyse her karakterin ahlaksız bir ilişkinin ürünü olması çok rahatsızlık vericiydi, tamam beklenmedik belki ama rahatsız ediciydi. Binbaşı Frédéric'in çirkin hayatı hiç hoşuma gitmedi, özellikle o sayfaları okurken Brezilya dizisi tarzı bir şey izliyor gibi hissettim.


  Sırlar Uçurumu kitaba kesinlikle çok yakışan bir ad olmuş, okursanız anlarsınız sizde :) Kitabın başında ne orijinal ad ne çevirmen adı var bu da bana yazar acaba Türk mü dedirtti :) Halüsinasyon gerçekten güzel bir kitaptı ama Sırlar Uçurumu'nu sevemedim ben, okurken sıkılmadım bir çırpıda bitti, güzel olsa da kitabı sevmedim. Polisiye ihtiyacımı da gideremedi ne yazık ki.

  Kitaba kaç puan vermem gerektiği konusunda arada kaldım, 2,5 ile 3 arası bir şey düşünüyorum, gizem yönünden bakarsak 3 rahatlıkla hak ediyor ama gizemi oluşturan ögeler için puanım 2.
  2.5 en iyisi olacak sanırım.

  Sırlar Uçurumu 19. yy Fransa'sında malikanede yaşanan sır dolu hayatlar üzerine kurgulanmış bir roman, eğer malikane entrikaları sizi rahatsız etmeyecekse gizem dolu bir roman sizi bekliyor :) Halüsinasyon'u bu kitaba referans alacaksanız almayın derim ikisi birbirinde çok farklı. Kitabı okuma kararını size bırakıyorum. Gününüz bol kitaplı olsun.İyi Okumalar :)

Alıntılar

"Hayatında şu ana kadar sahip olamadığı bir şeyin eksikliğini hissediyordu ama bunun ne olduğunu bulamıyordu." 

"Hayat, hep aynı yatakta akan durgun bir nehir değildir. Hayatındaki değişimlere ayak uydurmalısın ve bunları olgunlukla karşılamalısın." 

"Hayat, gizemli ve ucu bucağı görünmeyen bir denizdi. Yarın ne olacağını kestirmek imkansızdı. Havada tek bir bulut dahi yokken bir saat sonra fırtınaya yakalanabilirdiniz. Hiçbir liman güvenli olmayabilirdi." 
"Yalnız olmadığını bilmek insana güç verir." 
"Hiçbir ateş vicdanın ateşinden yakıcı değildir." 

"Onun için savaş, şerefli bir yoldu. Ama kolay hazmedilecek ve zaferle çıkılsa bile coşkuyla kutlama yapılacak bir şey değildi. İnsana gurudan çok, fazlasıyla acı ve kabus veriyordu." 

"Kendini yapayalnız ve çaresiz hissettiği anlar "

"Karşısına mucizeler çıkmayacağını, hiçbir zaman rahat ve huzurlu bir hayat süremeyeceğini kabullenmişti."
"Geçmişi hatırlamayacağımıza, yaşadığımız bu korkunç şeyleri anımsamayacağımıza yemin etmiştik. Hayatta kalmak için yarına bakacaktık. Kendi hayatımıza." 

"... aşk kalbin zehridir. Öldürmez ama hayat boyu acı çektirir." 

"Her anımız mutlulukla dolu olsaydı, hatıralarımız da bu kadar kıymetli olmazdı." 

"Hayat devam ediyordu ve önünde tıpkı bu loş koridor gibi siyah ve gri renklerin birbirini kestiği uzun bir yol vardı." 

"Bazen, güçlü olmak değil, merhametli olmak gerçekten güçlü olmaktır." 
"Herkesin son bir şansa ihtiyacı vardı." 
"O iyi bir çocuk. Sadece iyi insanlarla karşılaşmadı hayatında."

Puanım


7 Ocak 2016 Perşembe

Halüsinasyon - Alein Kentigerna | Kitap Yorumu




Orijinal Adı: #Bulamadım
Seri: Yok
Yayınevi: Panama Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 420
Baskı Yılı: 20
Goodreads Puanı: 4.18  (34oy)

Arka Kapak Yazısı

  Doğradığı her kurbanın üzerine başka bir kadının ismini dağlayan bir sapık... Katilin saplantı haline getirdiği 118 rakamının gizemi...
  Polisle, kedinin fareyle oynadığı gibi oynayan kan içici bir avcı. Onun peşine düşen, kendi ruhsal sıkıntıları içinde boğulup kalmış kırk dört yaşında bir profil uzmanı.
  Aklın sınırlarını zorlayan bir hayal gücü, kalbin temposunu bozacak bir gerilim ve hemen yanı başınızda soluğunu hissedeceğiniz güçlü karakterler. Elinizdeki kitap pimi çekilip beyninizin labirentlerine bırakılmış bir bomba etkisi yaratacak!
  Soluğunuzu kesecek, zihninizi allak bullak edecek, sarsıcı, gerçekçi bir psikolojik-gerilim kurgu.

  Bildiğiniz her şeyi unutun ve aklın sınırlarını zorlayacak bu gizemli hikâyenin kapılarından geçin; kitabı bitirdiğinizde hayat çok farklı olacak.
  Çünkü zihninizde açtığı tahribatı kolay kolay tamir edemeyeceksiniz!
  Hiç düşmeyen bir tempo!
  Tedirgin edici bir gerilim!
  Baş döndürücü ve karmaşık bir gizem!
  Tahmin edilmesi imkânsız bir son!


Yorum

  Fuarda stand görevlisinin önerisi üzerine almıştım kitabı ve hakkında pek bilgim yoktu başlarken. Polisiye okumayı çok sevdiğim türlerden biridir ve katilin peşindeki gizemli adım adım kovalamacayı okumaktan büyük zevk alıyorum. Halüsinasyon da bunun gibi kitaplardan biri.

  Vahşice işlenmiş cinayetlerin ardından başlayan kovalamacanın gizemi, temposu ve gerilimi yüksek, karakterler ve kurgu da iyi tasarlanmış oluca ortaya çok güzel bir polisiye çıkmış. Kitabı iki günde bitirdim, 200 - 300ler arasındaki yüksek tempo yüzünden dün kitabı elimden bırakamadım ve kalan 294 sayfayı bir günde okudum :)

  Kitap güzel bir tempoyla başladı ve çok güzel ilerledi, cinayetin adım adım çözümlenmesini okumaktan çok zevk alıyorum ve bu kitapta da bunu bulunca çok sevindim. Okurken hiç sıkılmadım ve temponun çok yükseldiği yerleri hem zevk alarak hem de heyecanla okudum. Kitapta gizem ve gerilim iyi dengelenmişti, ve flasbackler de kitabı daha güzel hale getirmiş.Karakterler iyi kurgulanmıştı, onlarla ilgili bilgi vermek istesem de spoiler vermeden bahsedemeyeceğim için susuyorum.

  Kitap güzeldi, katil kim kim diye başınızı döndürdüğü de oluyor ki bunu gayet sevdim ama bir kaç noktadan çok hoşlanmadım. Biraz klişe ve sıradan olmasına sebep olmuş bu. Bir diğer hoşlanmadığım nokta ise sonu, ben sonunu sevmedim keşke her şey o son bölüm olmadan bitseymiş daha iyi olacakmış.

Spoiler İçerir
İkiz fikrini sevmedim fazla klişe buldum, olmasa daha iyi olacaktı bence. Kitabın sonu ise biraz hayal kırıklığına uğrattı beni, her şeyin Mike'ın kafasının içinde olması falan hoşuma gitmedi, ondan önceki hikaye çok daha güzeldi bence üvey babası gerçek katil olarak kalsa daha çok severdim ve katil üvey babası olsa gerçekten şaşıracaktım ki Mike'ın halüsinasyonları olması beni şaşırtmadı.

  Yazar Alein Kentigerna ise tam bir sır küpü, araştırmama rağmen hakkında elle tutulur bir bilgi bulmadım. Kitabın orijinal adı Halüsinasyon mu onu bile bilmiyorum, ne kitapta ne de internette böyle bir bilgiye rastlamadım. Yazar hakkında bir bilgi bulamasam da kurgu ve karakterlerini sevdim, diğer kitaplarını da okumak isterim.

  Güzel bir polisiye gerilimdi ve okuması hem kolay hem zevkli. Bir kaç nokta dışında sevdim ve o bir kaç nokta ne yazık ki puanı etkiledi, aslında kitabın ismini de sevmedim öneri olmasaydı bu isimdi bir kitabı muhtemelen okumazdım. Halüsinasyon sevdiğim polisiyeler arasına girdi ve polisiye-gerilim seviyorsanız es geçmeyin eyim. Halüsinasyon'a puanım 4.25. İyi Okumalar :)

Puanım