Hiromu Arakawa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hiromu Arakawa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2016 Cumartesi

Fullmetal Alchemist Seri İncelemesi




  Fullmetal Alchemist'i okumaya karar verdiğim sıra 2016 bitmeden seriyi bitiririm diye düşünüyordum ancak istediğim hızda okuyamadığım için yetiştiremeyeceğim sanmıştım derken serideki heyecanın doruğa ulaşmasıyla 6-7 sayıyı iki günde okudum ve 2016'nın son gününde FMA'yı bitirdim.

  Bu yazımda 27 cildin tamamına yorum yapacağım, spoiler vermeden seriyi tanıtmaya ve incelemeye çalışacağım.

  Edward ve Alphonse, nam-ı diğer Elric kardeşler ölen annelerini geri getirebilmek için simyaya başvurmuş ancak olaylar onların düşündüğünün tam aksi şekilde gelişmiştir. Ed ve Al bu dönüşüm sırasında kayıplar vermiştir, Ed bir kol ve bacağını, Al ise vücudunu yitirmiştir. Bu olaydan sonra bu iki kardeşin tek amacı vücutlarını geri alabilmek olmuştur. Daha çok imkana ulaşabilmek için ulusal simyacı olmuşlardır.

  Seri Elric kardeşlerin vücutlarını kazanmak için girdikleri yolda çok daha büyük, bambaşka olayların içine düşmelerini konu alıyor. Serinin başında biz resmin çok küçük bir bölümünü görüyoruz ve bölümler ilerledikçe büyük resmin aslında ne kadar farklı ve dehşet verici olduğunu anlıyorsunuz. Serinin en beğendiğim yönlerinden biri bu idi, her sayıda ayrı bir gizem ortaya çıkıyor, bambaşka olaylar yaşanıyor ve heyecanın dozu giderek artıyor. Yazarı bu yönden ayakta alkışlamak lazım, hiç sıkmadan sizi 27 sayılık uzun ve çok güzel bir yolculuğa çıkarıyor ve bu sırada aklınızda kalacak bolca detaya yer verebiliyor.



  FMA'nın bir diğer güzel yönü de Elric kardeşlerin, kardeşliği çok güzel anlatıp yaşayabilmeleriydi .Bu yönünü gerçekten sevdim, kardeşlik aslında ne yeniden görebiliyorsunuz. Ve Elric kardeşlerin yenilmez olmayışı, her başarı her kahramanca hareketi baş karakterlerin yapmaması, seride iyi bir rol dağılımının olması serinin en çekici yönlerinden biri oldu benim için. Mükemmel özelliklerle ve kahramanlıklarla donatılmış başkarakterlerden sonra Elric kardeşler çok iyi geliyor insana.

  FMA'nın sevdiğim bir diğer yönü de mizahi yönüydü. Okurken hem aksiyon hemde mizahı bir arada bulabiliyorsunuz, bu yönden zaman zaman Amerikan-vari çizgi roman-filmleri anımsatsa da okuması keyif vericiydi. Ed'in boy sıkıntısı serinin en önemli mizah malzemelerinden biriydi, buraları okurken hem Ed'i anlıyordum (kısa boylu olunca ister istemez empati kurdum) hem de gülüyordum.



  Genel olarak oldukça güzel bir seriydi, tamamen özgün değildi, alışkın olduğumuz çok yönü olsa da Hiromu Arakawa ortaya çok güzel bir iş çıkarmış. Yazıdan belli olduğu gibi ben seriyi çok sevdim, parça parça incelenirse bolca hata bulunabilir ama genel resim oldukça iyi bence. Keyifli zaman geçirmek için ve kafa dağıtabilmek için birebir. Mangaya ilginiz varsa bu seriye mutlaka göz atın derim. :) Keyifli okumalar.

23 Aralık 2016 Cuma

Çelik Simyacı (10-18) | Manga İncelemesi



  Fullmetal Alchemist toplam 27 ciltten oluşan bir manga serisi, 27 manga olunca her birine ayrı ayrı yorum yazmak yerine serinin üçte birini tamamladıkça yazmaya karar vermiştim. 18. Ciltle birlikte serinin üçte ikisini tamamlamış bulunuyorum.

  Daha önceki yorumumda söylediğim gibi ben bu manga serisini çok sevdim ve giderek seviyorum. Her ciltte bir çok olay yaşanıyor ve her olay birbirinden çarpıcı. Serinin başında biz sadece buzdağının bir kısmını görmüşüz, yazar aslında seri için çok büyük ve güzel bir kurgu hazırlamış ve bunu size parça parça sunuyor.

  Seride geçmişe dair bir çok şey aydınlandı ve bunları hepsi ayrı ayrı çarpıcıydı ancak en çarpıcı olan –bana göre- Ishbal Soykırımı idi, yazarın bu noktada Yahudi soykırımından etkilendiğini düşünüyorum ve ne olursa olsun çizimler, olaylarla çok güzel ve çarpıcı bir şekilde sunulmuştu. Bu yüzden 15. Cildi kanım donarak okudum ve şimdilik seride en sevdiğim sayı bu oldu.

  Fullmetal Alchemist’in en sevdiğim yönü ise size insanlığın iyi ve kötü potansiyelinin doğurduğu sonuçları aynı anda sunması, bir yanda Elric kardeşler ve çevrelerindeki diğer iyi insanlar, diğer yanda ise insanlıktan tamamen uzak düşmanları…

  Fazla uzatmak istemiyorum, eğer manga seviyorsanız bu seriye mutlaka bakın derim. :)

8 Aralık 2016 Perşembe

Çelik Simyacı (#1-10) | Manga İncelemesi


 Bir kaç gündür blogla uğraşamadığım için yorum yazılarım birikti, bu akşam hazır oturmuşken birazını yazmak istedim.

  Geçenlerde Çelik Simyacı yani Fullmetal Alchemist'e başlamış, devam kararı için bir kaç cilt okuyacağımı buradaki yazımda belirtmiştim. İlk ciltten sonrası da çok hızlı geldi ve ben ne olduğunu anlamadan bir kaç ciltten fazlasını okumuştu bile. Aslında bu yazıyı da serinin üçte biri yani ilk 9 mangadan sonra yazacaktım ama ben yazıyı yazamadan bir cilt daha bitirdim.

  Çelik Simyacı beklediğimden daha eğlenceli bir manga serisi çıktı, her cilt oldukça hızlı ve keyifli ilerliyor. Her ciltte bir sürü olay yaşanıyor ve bir çok gizem aydınlığa kavuşuyor, tabii bu sırada yeni gizemler de seride kendine yer buluyor. Serinin mizahi yönünü seviyorum, seriye çok yakışıyor. Serinin diğer bir sevdiğim yönü de her başarının ve önemli olayın başkarakterlere mal-edilmemesi. Elric kardeşler her ne kadar iyi olsalarda yenilmez değiller ve her şeyin altından tek başın kalkamıyorlar, bu doğallık hoşuma gidiyor. Özellikle Amerikan tarzı olan baş karakter her şeyi başarır, en iyi odur durumunun olmaması beni cezbediyor.

  Çelik Simyacı'dan başka bir tek Ölüm Defteri'ni okuduğum için ister istemez onunla biraz karşılaştırıyorum. Ölüm Defteri'nde her sayı daha yoğundu, Çelik Simyacı'da sanki bir sayıda daha az olay yaşanıyor gibi. Ölüm Defteri'nde farklı bir atmosfer vardı sanırım o atmosferi başka bir seride yakalamak çok zor, o yüzden karşılaştırmayı bırakmak gerek. :)

  10 sayı içinde bir çok olay yaşandı, Elric kardeşlerin geçmişlerine dair gizemler aydınlandı ki ben en çok bu sayıları sevdim. Sözü fazla uzatmak istemiyorum, ben Fullmetal Alchemist'i çok sevdim, bir an önce diğer sayıları da okumak istiyorum. İnsana güzel vakit geçirttiriyorlar.
  Keyifli zaman geçirmek istiyorsanız ve manga seviyorsanız bu seriye göz atmanızı öneririm. :)

  Son olarak ilk on sayı için ortalama puanım; 4,25/ 5

23 Kasım 2016 Çarşamba

Çelik Simyacı, Vol. 01 (Fullmetal Alchemist #1) - Hiromu Arakawa | Manga Yorumu


Orijinal Adı: 鋼の錬金術師 1
Seri: Fullmetal Alchemist #1
Sayfa Sayısı: 182
Goodreads Puanı: 4.49  (90,170 Oy)

Yorum

  Ölüm Defteri ile birlikte manga dünyasına giriş yaptım ve manga okumayı çok sevdim. (Ölüm Deferi tüm seri incelememe buradan ulaşabilirsiniz.) Ölüm Defteri bitmeden yeni bir seriye başlamak istemiyordum, neye başlasam kararsızdım tesadüfen karşıma Çelik Simyacı çıktı ve bende internetten buldum, okumaya başladım.

   Edward ve Alphonse ölen annelerini diriltmek isterler ve bunun için simyaya başvururlar. Ancak işler istedikleri gibi yürümeyince Edward bir bacağını Alphonse da bedenini kaybeder, Edward kardeşinin vücudunu metal bir zırha hapsedebilmek için bir kolunu feda eder ve kendide automail sayesinde metal kol ve bacağa sahip olur. Bu olaydan sonra iki kardeşin tek amacı eski hallerine dönmektir.

  Eski hallerine dönebilmek için felsefe taşına ihtiyaçları vardır ancak taşın peşinde onlardan başka kişiler de vardır..

  Bolca simya ve aksiyon içeren manga aynı zamanda mizahi ögeler de barındırıyor. Bu yönü seriye iyi bir hava katmış.


  Karakterleri de şimdilik sevdim. Ed ve Al iyi bir ikili ve birbirlerine bağlılıkları da seriye ayrı bir güzellik katacak gibi.

  Seri toplam 27 mangadan oluşuyor, ilk sayı güzeldi, şimdilik bir kaç sayı daha okumak istiyorum sonra seriye devam edip etmeyeceğime karar veririm.

  Seriye giriş olarak bu sayı oldukça başarılıydı, nasıl devam edecek merak ediyorum, bir kaç sayı sonra toplu inceleme yazarım muhtemelen. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim, bol kitaplı günler. :)

Puanım