Uzun Öykü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uzun Öykü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ekim 2016 Çarşamba

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig | Kitap Yorumu



Orijinal Adı: Brief einer Unbekannten

Seri: Yok
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 62
Baskı Yılı: 2012
Goodreads Puanı: 4.2  (5115 Oy)

Arka Kapak Yazısı

Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun “gönderen”inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: “Sana, beni asla tanımamış olan sana”. Kadın büyük tutkusunu hep bir “bilinmeyen” olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde “taraflar” değil, sadece tek bir “taraf” vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda “mutlak aşk” kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal!

Yorum

  Mükemmel şeyler kısa ve az olur, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu da bunlardan işte.
  Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Ama ne kitapmış öyle, insan okumadığı için hayıflanıyor ister istemez kendine.

  Stefan Zweig yazarda sevilmez mi! Ben kitaba bayıldım, deli oldum. Kitabı anlatmak, hislerimi yazıya dökmek istiyorum ama kitabın bana hissettirdikleri yanında cümlelerim oldukça zayıf kalıyor ne yazık ki.

  Dün taşıması kolay diye yanıma almış çıkmıştım, ince olunca dışarıda taşıması daha kolay oluyor doğal olarak. Kitabı okumaya otobüste başladım ve elimden bırakıp otobüsten inmek çok zor oldu. Kitabın büyüsüne öyle kapılmıştım ki tek istediğim okumaktı. Kitaba ara vermek zorunda kaldım ama içime oturdu bende bulduğum ilk fırsatta oturdum ve kitabı dışarıda bitirdim. Ama ne kitaptı o öyle ya!

Kitabın kapağını ayrıca çok sevdim, çok uygun olmuş


  Stefan Zweig en sevdiğim yazarlardan, bunu sürekli dile getiririm. Neyini sevdiğimi tam olarak söyleyemem, insanı en ince ayrıntısına kadar irdeleyebilmesini mi, insan ruhunun en derin kıyılarındaki gerçekleri yüzeye çıkarmasını mı, yoksa kendine özgü o hoş dilini mi, seçtiği konuları mı? Sanırım hepsini aynı şekilde seviyorum. :)

  Bu kitapta da yazar imkansız ve tek taraflı bir aşkı ele alıyor. Ama bunu öyle ustaca ve güzel bir biçimde ele alıyor ki sanki o kadın siz oluyorsunuz ve tüm o duyguları beraber hissediyorsunuz. İnsana aşkı, tutkuyu yeni baştan sorgulatabilecek ve çok farklı sonuçlara ulaştırabilecek bir kitap.

  Fazla uzatmak istemiyorum, size tek söyleyebileceğim bu kitabı okuyun. Tamam ben çok övdüm ama bunları gözardı edip sadece Zweig'a kulak verin ve okuyun. Umarım sizde benim gibi çok seversiniz. İyi Okumalar. :)

Puanım


13 Temmuz 2016 Çarşamba

Bilinmeyen Adanın Öyküsü - José Saramago | Kitap Yorumu

kitap kapağı
Orijinal Adı: O Conto da Ilha Desconhecida
Seri: Yok
Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 64
Baskı Yılı: 2014
Goodreads Puanı: 3.90  (4,042 Oy)

Arka Kapak Yazısı

"Bir adam kralın kapısını çalmış ve ona demiş ki, Bana bir tekne ver."

Bilinmeyen adaların kalmadığına inanılan bir dönemde bilinmeyen ada arama cesaretine sahip bir adamla böyle bir cesareti görüp hayatını değiştirebileceğine inanan bir kadının büyük usta Saramago'nun eşsiz anlatısında edebiyat tarihine geçen yolculukları böyle başlar. Emrah İmre'nin Portekizceden çevirisi ve Birol Bayram'ın desenleriyle okurun minör başyapıtlarından olacaktır Bilinmeyen Adanın Öyküsü.

"(...) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin, (...)"

Yorum

  Modern Klasikler Okuma Dizisi'ndeki tüm kitapları okumaya karar vermiş ve bunu da burada belirtmiştim, yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Bilinmeyen Adanın Yolculuğu'nu da bu listede olduğu için okudum.



  Kitap uzun öykü türünde. Bilinmeyen adayı aramak isteyen bir adamın öyküsü bu. Adamın adayı arayışı ise kişisel bir yolculu gibi, yazar kısacık öyküde karakterler arasındaki diyaloglar ile güzel mesajlar veriyor.

Kitap çok inceydi ve yarısı çizimlerle doluydu, öyle olunca kitabın başına oturduğum gibi ne olduğunu anlamadan bitirdim. Gerçekten çok kısa sürdü ancak güzeldi. Yine de Saramago'nun dilini sevdiğimi çok söyleyemem, kitabın dilini ne tam anlamıyla sevdim ne de sevmedim, hala emin değilim. 
Kitaptaki çizimlerden biri


Çizimleriyle ve öyküsüyle Bilinmeyen Adanın Öyküsü okuması güzel bir kitap oldu, biraz daha uzun olsaydı keşke dediğim bir kitap oldu. İçindeki cümleleri de çok beğendim, okumak isterseniz  pişan olmayacağınız bir öykü. İyi okumalar. :))

Alıntılar

Mühim olan varış değil, gidiştir mi demek istiyorsun yani,
Kim olduğunu bilmiyorsan kendin olabilmen mümkün değildir.

ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum, Bilmiyor musun ki, Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin,  

Puanım