Seri: Yok
Yayınevi: Elma Yayınevi
Sayfa Sayısı: 224
Baskı Yılı: 2015
Arka Kapak Yazısı
• Ruh kaç gram eder?• Hangi fizikçi makalesini kedisiyle birlikte yazdı?
• Benjamin Franklin ve Charles Darwin’i karar verme sürecinde birleştiren yöntem neydi?
• Titrek Hamsi Örgütü’nün mensupları kimlerdi?
• Hangi makine The Turk diye adlandırılıyordu?
• “Evcil taş” satışından nasıl milyonlar kazanıldı?
• Bir asırdır yanan ampul kimleri aydınlattı?
• Facebook’un “beğen” düğmesine bağımlı olanlar nasıl iyileşecek?
• Elektrikli otomobili kim öldürdü?
Kitap, Kahve, Kırmızı Kalem birbirinden ilginç 185 hikâyeyi okurlarıyla paylaşıyor ve her başlık yaşanmış bir olayı anlatıyor. Üç bölümü kapsayan bu çalışmada, bilimsel olaylar ve kitaplarla ilgili hikâyeleri Kitap bölümünde, bir kahve sohbetine eşlik edecek hikâyeleri Kahve bölümünde okuyacak; acı, aşk ve ateşle ilgili hikâyeleri ise Kırmızı Kalem bölümünde tadacaksınız.
Hikâyeler size farklı duygular yaşatacak ancak ne hissettirirse hissettirsinler, bize yani insanlığa ait olacaklar. Kitabın, kahvenin kokusunu taşıyan; kırmızı gibi candan bu anekdotlar, elden ele geçip duyulmayı, seslerini duyanların kendi hikâyelerini yazmasını arzuluyorlar.
Yorum
Kitaba beni çeken ismi oldu, yaşanmış öykülerin toplandığı kitapları okumayı pek tercih etmesem de denemek istedim.Kitapta bir çok hikaye var, hepsi gerçek olaylar. İnsana ilham verecek, düşündürebilecek ve şaşırtan birbirinden ilginç bir çok yaşanmış hikaye var. Bazılarını daha önce de okumuştum ama bir çoğunu ilk kez okudum, çoğu gerçekten güzel ve değerli öykülerdi, hepsinin ayrı bir değeri ve önemli bir noktası vardı.
Açıkçası ben kitabı çok sevemedim, hikayeleri ne kadar beğenmiş olsam da art arda bu kadar hikaye okumayı sevmiyorum ben, zaman zaman açıp okumak daha iyi olacaktır sanırım. Eğer böyle kitaplardan ve yaşanmış olayları okumaktan hoşlanıyorsunuz seveceğiniz bir kitap olacaktır. Bol kitaplı günler. :)
Alıntılar
Yazık ki tarih çoğu zaman yapanların değil, yazanların gerçekleriyle anlatılmaktadır.
Bir şeyi başarabilmek için ortada gözle görülür bir hedef olmalıdır.
Yazık ki tarih çoğu zaman yapanların değil, yazanların gerçekleriyle anlatılmaktadır.
Bir şeyi başarabilmek için ortada gözle görülür bir hedef olmalıdır.





