Orijnal Adı: Briefe an Milena
Seri: Yok
Yayınevi: Panama Yayınları
Sayfa Sayısı: 400
Baskı Yılı: 2013
Goodreads Puanı: 4.04 (3.045 Oy)
Arka Kapak Yazısı
"Her şeye rağmen, mutluluktan ölünebiliyorsa, o zaman kesinlikle bu şekilde öleceğim. Ayrıca, ölüm döşeğindeki birisi, mutluluk sayesinde hayata tutunabiliyorsa o zaman ben de hayatta kalacağım.""Aldığın çiçekler için çok üzgünüm, o kadar üzgünüm ki ne tür çiçekler olduğunu bile okuyamadım. Şimdi senin odanda duruyorlar. Eğer gerçekten odandaki gardırobun yerinde olsaydım, gündüz kendimi bir şekilde odanın dışına atar ve en azından çiçekler solana kadar salonda dururdum. Hayır, bu hiç de hoş değil. Ve o kadar uzakta ki her şey ama hâlâ odanın kapısının kolunu görebiliyorum, bana gözlerimin önündeki mürekkep hokkası kadar yakın."
"Seni seviyorum işte, budala, deniz dibindeki çakıl taşı nasıl sevilip, sarmalanır, ona bağlanılırsa ben de sana öyle bağlıyım."
"Yanımda yürüyordun, bir düşünsene, yanımdaydın!"
Yorum
Herkese merhaba! Nihayet Milena'ya Mektuplar'ı bitirdim, bir kaç gün oldu ancak yorumu bugün yazabiliyorum. Kitap uzun zamandır elimdeydi ama mektuplardan oluşuğu için bir türlü okuyamamıştım. Kış Okuma Şenliği listemde olunca okudum nihayet.Kafka okuyan herkes bilir, Kafka çok başkadır, karakteristik bir kalemi vardır, kendine özgüdür ve kimseye benzemez diyebileceğimiz kadar farklıdır. Mektuplarında da onun bu farklı yönünü görebiliyorsunuz. Her mektubunda kendini belli eden o farklı üslubu ve zaman zaman melankoliye varan ruh hali kitabın her sayfasına hakimdi.
Kitapta Kafka'nın Milena'ya gönderdiği mektuplar var, ne yazık ki Milena mektuplarını yok ettiği için onları okuyamıyoruz. Açıkçası bu durum mektuplara odaklanmayı zorlaştırıyordu, çünkü gelen yanıtları bilmeden başka başka satırlar okuyorsunuz ve hiç bilmediğiniz konularda cümlelerle ile karşılaşıyorsunuz. Ben kitabı okurken zorlandım, zaten mektup okumayı sevdiğim bir tür değil bir de tek taraflı olunca okumakta zorlandım, kitap günlere yayıldı, uzadıkça uzamış oldu. Zaman zaman da Kafka'nın karamsar ruh hali üzerime kara bulut gibi çöktü ve okumakta zorlandım.
Kitabı bitireli bir kaç gün geçmiş olsa da hala net bir düşünceye sahip değilim. Kafka-Milena aşkına ben yeterince saygı duyamıyorum çünkü ortada yasak aşk var, burada ahlaki değerlerim ister istemez kendini gösteriyor. Her ne kadar Milena'nın kocası Milena'ya sadık olmasa da bu Milena'yı haklı duruma getirmiyor bence ve bu sırada Kafka'da nişanlı idi. Bunlar mektupları okurken beni sürekli rahatsız etti diyebilirim. Kitabın sonunda Milena'nın Max Brod'a yazığı mektupları ise daha bir merakla ve severek okudum, Kafka'yı dışarıdan da görmek çok iyi oldu.
Velhasılı kelam, kitabı okurken genel olarak sıkılsam da Kafka'nın cümleleri çoğu zaman ilgimi çekti ve onu daha yakından tanımama imkan tanıdı. Kitap mektuplardan oluştuğu ve kişisel belgeler olduğu için, kitaba puan vermeyi uygun bulmuyorum. Zaten kitabın kişisel belgelerden oluşması da bende biraz mahremiyete saygısızlık hissi uyandırmadı değil. Eğer Kafka'yı Milena'ya olan duyguları ve içsel yaşantısı ile de tanımak istiyorsanız kitabı sevebilirsiniz ama çok akıcı, hemen kayıp giden bir kitap da beklemeyin derim. İyi Okumalar. :)
Dipnot: Kitapta sevdiğim çok cümle vardı ancak zamanım olmadığı için ekleyemedim.







