Maksim Gorki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Maksim Gorki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2016 Çarşamba

Çocukluğum - Maksim Gorki | Kitap Yorumu



Orijinal Adı: Детство
Seri: Otobiyografi #1
Sonraki Kitap: Ekmeğimi Kazanırken
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 282
Baskı Yılı: 2016
Goodreads Puanı: 3.97  (3.813 Oy)

Arka Kapak Yazısı

Gorki'nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim'den oluşan üçlemesi, Rus dilinde yazılmış en güzel otobiyografilerden biridir. Çocukluğum'da babasını küçük yaşta yitirdikten sonra taşındığı dedesinin evinde geçirdiği yılları anlatır. Miras kavgaları, doğumlar, ölümler, küçük Aleksey'in tanık olduğu ve bizzat maruz kaldığı akıl almaz şiddet, bu evde gündelik hayatın akışı içinde sıradan olaylardır.

"Herkesin herkese düşman" olduğu bu aile, 19. yüzyıl Rusya'sında hüküm süren acımasız ve hoyrat hayatın bir "küçük evreni"dir aslında. Neyse ki idealizmi ve tertemiz kalbiyle adeta bir halk filozofu olan ninesi hep Aleksey'in yanındadır. Bir de her biri hayatında iz bırakan çok sayıda capcanlı karakter vardır… Onlar sayesinde hayat zor olduğu kadar gizemli ve renklidir de. Hem Gorki'nin "kendi ülkelerinde bir yabancı gibi yaşayan, gerçekteyse o toplumun en iyileri olan" insanlardan ilkiyle tanışması da yine çocukluğuna rastlar…

Yorum

  Maksim Gorki'nin okuduğum ilk kitabı Küçük Burjuvalar oldu ama ben Çocukluğum ile Gorki'yle tanıştığımı düşünüyorum. Maksim Gorki üç kitaplık bir seri ile otobiyografisini roman gibi yazmış ve gerçekten çok güzel olmuş.

  Çocukluğum, adından da belli olduğu gibi yazarın çocukluk yıllarını anlatıyor. Rusya'da, oradan oraya sürüklenerek geçen babasız, düzensiz bir hayat.. Okurken içim cız etti, okuduklarımın gerçek olduğunu bilmek büsbütün kötü yaptı beni, bazı yerleri dişimi sıkarak okudum.

Ve ninesi, çok sevdim onu, görebilsem elini öpebilsem. O kadının hayatını okuyup ona saygı duymamak imkansız.
-Küçük çocukları hep döverler mi? diye sordum nineme.
-Hep döverler, -dedi sessizce.

  Yazar kitabı yalın bir dille kaleme almış, yaşananların bir çoğu çok acı verici geldi. Babasız, yarı annesiz bir çocuğun göçebe yaşamı ve sürekli şiddet görmesi okurken beni çok etkiledi. ve bir kez daha anladım ki, ailenin insan hayatındaki yeri tartışmasız çok çok önemli.İlk ağızdan o zamanların Rusya'sını ve yaşam tarzını görmek güzel bir deneyim oldu, serinin diğer kitaplarını da okumak Gorki'yi daha çok tanımak istiyorum.

  Bence sizde bu kitabı okuyun, çok hoş ve yalın bir dille yazılmış bir eser. Otobiyografi olarak kesinlikle çok değerli olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar. :)

Alıntılar



-Neden bu insanlar seni sevmiyor?
-Ben farklıyım, anlıyor musun? İşte bu yüzden. Onlar gibi değilim.
 
İnsan başkasının değil, kendi vicdanıyla yaşamalı.

Puanım


11 Aralık 2016 Pazar

Küçük Burjuvalar - Maksim Gorki | Kitap Yorumu


Orijinal Adı: Мещане
Seri: Yok
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 155
Baskı Yılı: 2014
Goodreads Puanı: 3.42  (89 Oy)

Arka Kapak Yazısı

19. yüzyıl klasik Rus edebiyatı geleneğini öncüllerinden devralan Maksim Gorki, sosyalist gerçekçi yaklaşımın öncüsü olarak Sovyet edebiyatında yeni ufuklar açmıştır. 20. yüzyıl başlarında Anton Çehov'un etkisi altına girmiş; onun sayesinde Moskova Sanat Tiyatrosu'nun iki önemli şahsiyeti Konstantin Stanislavski ve Vladimir Nemiroviç-Dançenko ile tanışmıştır. Gorki'nin tiyatro alanına ilk adım atışı da Moskova Sanat Tiyatrosu için yazdığı Küçük Burjuvalar ile olur.

Oyunun arka planında bilinçlenen işçi sınıfının ve yaklaşan 1905 Devrimi'nin ayak sesleri duyulur. Gorki o güne dek klasik geleneği çok güçlü olan Rus tiyatrosuna, Çehov'un deyişiyle "sosyopolitik bir ufuk armağan eder" ve bizi o dönemde "yepyeni bir insan" olarak dikkat çeken, entelektüel açıdan kendini yetiştirmiş bir işçi olan Nil karakteriyle tanıştırır.

Yorum

  Herkese mehaba! :) Bu ara bloga hiç giremiyorum, kitap bile zor okuyabiliyorum.  Küçük Burjuvalar'ı Salı günü başlayıp bitirmiştim ama bir türlü yorum yazamamıştım, taslak olarak kısa bir yorum yazmıştım ama onu bile yayınlayamadım. Bugünde yazarın Çocukluğum adlı kitabını da bitirdim, hemen yorum yazayım diye geçtim bilgisayarın başına.

  Maksim Gorki okumayı uzun zamandır istiyordum, Küçük Burjuvalar'ın da adı hoşuma gidince okumak için aldım. Ne yazık ki türünün tiyatro olduğunu bilmiyordum, tiyatro okumayı hiçbir zaman çok sevemedim.

  Küçük Burjuvalar sanki oynanmak için değil, okunmak için yazılan oyunlardan. Oyunda belli bir hikaye ve dekor vardı ancak diyaloglar durağan ve sıkıcıydı, hatta bir kısmını gereksiz buldum ben. Açıkçası başlamamış olsam yarıda bırakabilirdim, okurken sıkıldım, hem diyaloglar sıkıcıydı hemde belli bir amaca hizmet etmiyorlardı, en azından ben o amacı anlayamadım. Bazı yerler çok güzel ve anlamlıydı ancak ben bütünde bir ahenk ve çekicilik bulamadım. Kitabı sevememem daha çok kişisel sebeplerden muhtemelen, bilemiyorum, bu yüzden hakkında kötü konuşmak da istemiyorum.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim, güzel kitapların güzel cümlelerinde buluşmak üzere. :)

Alıntılar

Şimdi bir yudum çay iyi gelir! Bir iki lokma da... umut var mı? 

Hiçbir yerde dinlenemem! Hep yorgunum... hep! Anlıyor musunuz? Yaşamdan... sizden yoruldum... her şeyden bıktım.! 

Tatyana: Gelecekte ne var ki?
Tsvetayeva: Neyi görmek istersen o var!

Puanım