Ray Bradbury etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ray Bradbury etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2017 Pazartesi

Şimdi ve Daima - Ray Bradbury | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: Now anf Forever
Seri: Yok
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 312
Baskı Yılı: 2010
Goodreads Puanı: 3.66  (1.675 Oy)


Arka Kapak Yazısı
  Şimdi ve Daima, bilim-kurgunun en büyük isimlerinden Ray Bradbury'nin, bambaşka dünyalara ait iki kısa romanını bir araya getiriyor.

  Leviathan '99, Herman Melville'in Moby Dick'inin şaşırtıcı, usta işi bir uyarlaması niteliğinde. Kaptan Ahab'ın yerini çılgın bir uzay gemisi kaptanı, Beyaz Balina'nınkini de dev bir kuyruklu yıldız alıyor. Ray Bradbury, Moby Dick'in anafikrini olduğu gibi koruyarak, insanoğlunun tutkularının sınır tanımazlığını uzayın derinliklerine taşıyor.

  Bir Yerlerde Bir Müzik Çalıyor ise, bambaşka bir coğrafyaya götürüyor bizi. Amerika'da gizemli bir kasabayı ziyaret eden bir gazeteci, yaşamın ve zamanın anlamını yeniden keşfeder. Ancak bu keşifle birlikte, kaderini belirleyecek bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. Bu benzersiz anlatıda, Bradbury'nin şiirsel üslubu, olayların büyüleyiciliğinden geri kalmayarak, mistik bir hava yaratıyor.


Yorum
  Fahrenheit 451'den sonra Bradbury'i çok sevmiş, Yakma Zevki, Mars Yıllıkları ve Dövmeli Adam'ı okumuştum. Yazarın bu dört kitabını da çok beğenmiştim. Genelde öykülerden oluşan kitapların hepsi dolu dolu , her öykünün size vereceği bir mesajı mutlaka var. Öykü türünü pek tercih etmesem de Bradbury'nin öykülerini ve öykülerindeki mesajları okumayı seviyorum. Bu yüzden Şimdi ve Daima'yı tereddütsüz aldım.

  Kitabın içinde iki kısa roman yer alıyor. Yazar her zamanki gibi bilim kurgu türünde yazmayı tercih etmiş. İlk kısa-roman, uzayda ve 2099 yıllarında geçiyor. Diğeri ise 20. yyın ikinci yarısında Amerik'da. Açıkçası ben iki hikayeyi de sevemedim, bir türlü kitaba ısınamadan kitap bitti. Özellikle de ilk hikayeden oldukça sıkıldım, yazarın sevdiğim tarzını bu kitapta bulamadım. hikayelerin derin anlamlı ana fikirleri yoktu ve özellikle uzayda geçende yaşanan olayları saçma buldum. Uzaylı şeylere hiçbir zaman ısınamayacağım sanırım.

  İkinci hikaye daha iyiydi, yazarın o ham madde ile daha güzel şeyler yapmasını beklerdim ama olmamıştı. Yine de fena değildi, zaman zaman çok güzel noktalara değiniyor.

  Genel olarak kötü bir kitap olmasa da Bradbury için oldukça basit bir kitaptı, biraz hayal kırıklığına uğradım ne yalan söyleyeyim. Bu kitabı okuyun da okumayın da demem ama Bradbury okuyacaksanız, Fahrenheit 451, Mars Yıllıkları gibi kitaplardan başlayın. Onlar gerçekten çok güzel eserler. İyi okumalar. :)


Alıntılar
Günü yaşa, anın tadını çıkar.
Bir kitap seç. Bir yaşama yelken aç.
Gelecek içinde bulunduğumuz andır.
Silinip gitmeden önce bir görüntüyü belleğine iyi yerleştir.

Puanım
 

2 Şubat 2016 Salı

Resimli Adam - Ray Bradbury | Kitap Yorumu

Ray Bradbury
Orijinal Adı: The Illustrated Man
Seri: Yok
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 337
Baskı Yılı: 2012
Goodreads Puanı: 4.12  (47,866oy)

Arka Kapak Yazısı

  "Her resim ufak birer hikâyedir. Onları seyredersen birkaç dakika içinde sana bir öykü anlatırlar."

  Resimli Adam'ın vücudundan yansıyan, hepsi birbirinden etkileyici on sekiz öykü… Ray Bradbury'den eleştiren, düşündüren ve dehşete düşüren bir bilimkurgu klasiği... Mars Yıllıkları'ndan hemen sonra, Fahrenheit 451'den bir süre önce yayımlanan bu kitap, Bradbury külliyatının en önemli eserlerinden biri.

  Ölümden inançlara, nükleer savaştan ırkçılığa, dünyanın sonundan uzaydaki yalnızlığımıza kadar insanlığa dair birçok konuya değinen Bradbury, hayallerimizle hakikatin karşı karşıya geldiği, modern bireyin psikolojisine ve teknolojik ilerlemenin karanlık yanına ışık tutan öyküleriyle bize yine bizi anlatıyor.



Yorum



Ray Bradbury

   Resimli Adam vücudunda resimli dövmeler bulunan adam, her dövmesi/her resmi bir hikayeyi anlatıyor. Her gece vücudundaki resimler ve buna bağlı olarak hikayeler değişiyor. Bu kitapta 18 hikayeye tanık oluyoruz ve hepsi de gerçekten birbirinden güzel. 

  Bir çoğunuz gibi ben de Fahrenheit 451 ile tanıdım Ray Bradbury'i ve çok sevdim. Fahrenheit 451, Yakma Zevki ve Mars Yıllıkları'nı çok sevmiştim aynı şekilde Resimli Adam'ı da sevdim. Yazarın kendine has bir üslubu var ve bu kitabı da aynı üslupla yazmış. Kısa hikayelerden oluşan kitapları çok tercih etmesem de Bradbury'nin eserlerini kesinlikle çok seviyorum.

  Yazar 18 farklı hikaye ile 18 farklı hayata, 18 farklı düşünceye değiniyor. Her hikaye en az bir mesaj barındırıyor ve hepsi de birbirinden önemli. Teknolojinin doğurabileceği olumsuz sonuçlar, ilerlemenin insanlar üzerindeki etkileri, modern çağ ile birlikte gelen yalnızlaşma ve insanların birbirinden kopması... Olası sorunlar ve şu an bile yaşamakta olduğumuz sorunlar kitapta kendine çok güzel yer buluyor. 

"Bunu neden yapıyoruz Martin? Uzay yolculuğunu yani. Sürekli hareket halindeyiz. Sürekli arayıştayız. Hep gerginiz, hiç dinlenemiyoruz."  "Belki de huzur ve sükunet arıyoruzdur. Bunları Dünya'da bulamayacağımız açık." 

  Ray Bradbury vermek istediği mesajları hikayelerle harmanlayarak çok güzel bir şekilde sunuyor. Hikayelerin bir çoğu uzayda geçiyor, sanırım yazar ilerleyen yıllarda uzaya çıkılabileceğine ve uzaylılar olduğuna çok inanıyor. Uzay hikayelerini sevmesem de Bradbury'nin kaleminden çıkan uzay hikayelerini seviyorum, hikayeler dışarıdan bir bakış açısı sağlıyor ve  yazar malzemeleri çok güzel bir biçimde kullanıyor. Burada önemli olanın sadece malzeme değil sunum da olduğunu bir kez daha anlıyorum. 

  Kitapta yazarın daha önce okuduğum kitaplarından 3 hikaye ile karşılaştım, Yakma Zevki'nden Tilki ve Orman ve Sürgünler, Mars Yıllıkları'ndan ise Ateş Balonları adlı hikaye. Mars Yıllıkları'nda da aynı duruma şahit olmuş ve dile getirmiştim;
"Kitaptaki Usher II adlı hikayenin çok benzerini Yakma Zevki'nde de okumuştum, daha doğrusu buradaki hikayenin tek farkı daha kısa ve Mars'a uyarlanmış olmasıydı. Yazar neden iki kitapta da aynı hikayeyi kullandı ya da bu hikayeye olan bağlılığı ne çözemedim. Sanırım Edgar Allan Poe hayranlığından kaynaklanıyor." 
  Duruma böyle bir yorum yapmıştım, şimdi o kadar emin değilim hikayelerin tekrarlanma sebebinden. Aslında hikayeler güzel olduğu için ikinci kez okumak sorun olmadı, severek okudum.

  Kitaptaki hikayelerin çoğunu sevdim bazılarını çok sevmesem de genel olarak gerçekten güzel ve anlamlılardı. Mars Yıllıkları'nı sevdiyseniz tam size göre bir kitap, Ray Bradbury seviyorsanız Resimli Adam'ı da mutlaka okuyun derim. Eğer yazarla hiç tanışmadıysanız hala geç değil, geciktirmeden bir kitabını okuyun. Umarım kitabı okumuşsunuzdur ya da okursunuz ve seversiniz. İyi Okumalar :)

Alıntılar

"Yaşam sona ererken ekranda aniden görülen kısacık bir film şeridi gibiydi, yaşamın tüm önyargıları ve tutkuları boşlukta bir an için yoğunlaşır ve aydınlanır, siz daha "Buradaki gün iyiydi, şuradakiyse kötü, şu yüz ne kötüydü, buysa ne iyi," diyemeden film yanıp kül olur, ekransa kararırdı." 


"Bir şey bittiğinde aslında hiçbir zaman yaşanmamış gibi olur." 


"Bunu neden yapıyoruz Martin? Uzay yolculuğunu yani. Sürekli hareket halindeyiz. Sürekli arayıştayız. Hep gerginiz, hiç dinlenemiyoruz.""Belki de huzur ve sükunet arıyoruzdur. Bunları Dünya'da bulamayacağımız açık." 
"Sevginin de mizahla alakası yok mudur zaten? Birine katlanmadıkça onu sevemezsiniz, öyle değil mi? Ve birine gülmeden de ona sürekli katlanamazsınız." 


"O kadar mutluydu ki başkalarının da o kadar mutlu olmasını istiyordu." 


"Anılar, babamın bir keresinde dediği gibi, kirpi gibidir... Onlardan uzak dur. İnsanı mutsuz ederler, işini bozarlar. Adamı ağlatırlar." 
"Hepimiz aptalız, hem de her zaman. Sadece her gün farklı türden aptalız. Sanıyoruz ki bugün aptal değiliz, dersimizi aldık. Dün aptaldım ama bu sabah değilim. Ertesi gün de anlıyoruz ki, evet, o gün de aptaldık. Bence bu dünyada büyümenin ve ilerlemenin tek yolu mükemmel olmadığımızı kabul edip buna göre yaşamaktan geçiyor." 


"İnsan bir kez hata yapmaya görsün, yanlış yaptığını kabul edip baştan başlamak ne kadar da zordur."

Puanım


4 Eylül 2015 Cuma

Mars Yıllıkları - Ray Bradbury | Kitap Yorumu

Ray Bradbury


Orijinal Adı: The Martian Chronicles
Seri: Yok
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 382
Baskı Yılı: 2013
Goodreads Puanı: 4.10  (116,717)
Benim Puanım: 4,5/5

 İnsanların Mars'a gitmesini ve oraya yerleşmesini konu alıyor. Hikayelerin bir araya gelmesiyle oluşturulan kitapta toplam 28 hikaye yer alıyor. Ray Bradbury kendine özgü ve farklı üslubuyla kitabı daha etkileyici hale getirmiş. Yazarın üslubunu farklı ve sıra dışı bulsam da seviyorum, ilk sayfalarda farklı geliyor ancak okudukça alışıyor ve seviyorsunuz. 



 Kitap içerisinde bir çok mesaj barındırıyor, her hikayenin genel olarak bir mesajı, insanlarla ilgili değinmek istediği bir nokta var anlayacağınız sıradan bir roman değil. Genelde bilim kurgu tarzı eserler daha çok yazarın hayal gücüyle ve kurmak istediği dünyayla ilgili olur ancak Bradbury bilim kurguyla insanlığa vermek istediği mesajları bir araya getirerek ortaya çok güzel bir eser çıkarmış. Kitabı okudukça hem her hikaye de bir mesajla karşılaşıyorsunuz hemde asıl mesaja adım adım ilerliyorsunuz. Yazar insanların bencilliğini, yazarın deyimiyle güzel olanı nasıl mahvettiğini ve hırsını görüyorsunuz. 

Ölü Mevsim adlı hikaye için hazırlanan illüstrasyon 

  Kitabın içindeki bir çok hikayeyi beğendim, bazıları o kadar hoşuma gitmedi. Kitaptaki Usher II adlı hikayenin çok benzerini Yakma Zevki'nde de okumuştum, daha doğrusu buradaki hikayenin tek farkı daha kısa ve Mars'a uyarlanmış olmasıydı. Yazar neden iki kitapta da aynı hikayeyi kullandı ya da bu hikayeye olan bağlılığı ne çözemedim. Sanırım Edgar Allan Poe hayranlığından kaynaklanıyor. 





 Okurken sıkılmadım, bazı hikayeleri zevk ve merakla okudum. Kitap hızlıca aktı gitti. Ben kitabı beğendim, taşıdığı mesajlar önemli ve güzel. Daha önce okumadıysanız mutlaka Ray Bradbury okuyun derim.


Alıntılar

"İnsan olmayanın içindeki insanı göremez misin?"
"İnsanın içindeki insan olmayanı görmeyi yeğlerim."
"Biz Dünyalılar büyük ve güzel şeyleri yıkmak konusunda hünerliyizdir." 
"Eğer gerçeğe sahip olamıyorsan hayal de onun kadar iyidir."

Puanım