2 Kasım 2017 Perşembe

Ütopya - Thomas More | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: Utopia
Seri: Yok
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 217
Baskı Yılı: 2016
Goodreads Puanı: 3.5  (45,443 Oy)


Arka Kapak Yazısı
   Sir Thomas More, Sokrates'e benzetilmek onurunu kazanan ender kişilerden biridir. Onun ölümsüz yapıtı Utopia dünya klasikleri arasına girmiş ve bugün bile hâlâ merkal okunmaktadır. Neredeyse beşyüz yıl önce yazılmış olan Utopia'da, en geniş anlamıyla Hümanizm, yani insanlık sevgisi ve saygısı hakimdir.

   Kimseyi diğerinden üstün saymayan, sıradan insanların kurduğu bir devlet: Thomas More'un Utopia'sı. Bir yeryüzü cenneti. Yaklaşık beş yüz yıl öncesinden çağımıza dek eskimeden gelen bu klasik, Prof. Dr. Mina Urgan'ın incelemesiyle sunuluyor.



Yorum
   Okumakta biraz geç kaldığımı düşündüğüm bir eseri nihayet okumuş olmanın rahatlığı içerisindeyim. Geç olsun ama güç olmasın demişler. Bu eser gerçekten övüldüğü kadar varmış. Kitap anlatması gerekeni dolandırmadan, doğrudan ve kısa-öz şekilde aktarmış. Utopia dünyanın kirli ve çarpık düzenini gözler önüne sererken bir yandan da olması gerekenin ne olduğunu gösteren bir dünya portresi çizmeyi başarabilen muntazam bir eser. Bu olan-olması gereken karşılaştırmasını okurken zaman zaman çok haklı bulduğunuz ve şu anki dünyamızda tasvip etmediğiniz birçok noktaya parmak basılıyor, zaman zamansa daha güzel bir dünyaya adım atma umutlarının kapısı aralanıyor.


   Kitabı çok spoiler vermeden kısaca anlatacak olursam, birçok devletten oluşan dünyamızda birçok devlet kirliliğin, rüşvetin, iktidar ve güç düşkünlüğünün, eşitsizlik ve adaletsizliğin pençesinde hüküm sürerken öyle bir devlet var ki onların kurmuş olduğu düzen ağız sulandırıyor. Öyle bir devlet ki bu para ve şöhret en önem verilmeyen ve insanların bu gibi dünyevi değerler için birbirini öldürmediği veya hırs içinde mücadele ettiği değerler olarak görülmüyor. Hatta bu gibi değerlere sahip olmak ve bunlar ile gösteriş yapmak bu devletin fertlerinin gözünde kalitesizlik ve ahlaksızlığın bir göstergesi kabul ediliyor. Din anlayışı hoşgörü içinde ve ortak bir kardeşlik çerçevesinde meydana gelirken, herkesin ihtiyacı kadarını alıp ihtiyaçtan fazlasına kimsenin gerek duymadığı eşitlik ve refahın hüküm sürdüğü bir devletten bahsediyoruz. Savaşı, kanı, halkı ezmeyi, isyan etmeyi bulamayacağınız sıcacık ve halkın tüm fertlerinin birbirine sımsıkı bağlı olduğu bir devlet. Daha fazla konuşup Utopia devletinin sürprizini bozmak istemiyorum. Ama kitabı okuduktan sonra eğer gerçekten böyle bir devlet düzeni olabilse dünyanın şuan ki halinden bambaşka olacağını düşünmeden duramayacaksınız. Sürekli bu kitapta oluşturulan ütopya ile mevcut dünya düzenini kıyaslayıp günümüzde insanın insanın kurdu olduğu ve dünyamızın kötü bir sona doğru gittiğini fark ediyorsunuz. Dünyamızdaki hükümetlerin halktan kopmuş bencil politikaları, insanların birbirine olan kin ve nefreti kitapta gözler önüne serilirken böyle olmak yerine nasıl olması gerektiği vurgulanıyor. Her okuduğunuz satırda keşke böyle bir düzen yerine diğeri olsaydı da insanlar barış içerisinde adalet, eşitlik ve özgürlük gibi değerlerin hakkını vererek yaşayabilseydi derken buluyorsunuz kendinizi.


    Kitap duru bir dil ile yazılmış. Karakterlerden çok olaylar ve yaratılan dünya ön planda olmakla birlikte kitapta bir kurgu oluşturmak amacı ile birkaç karakter konuşturulmuş. Kitap bittikten sonra kitapta anlatılanları özetleyip vurgulanmak istenenleri gözler önüne sere bir inceleme yazısı da ortalama 150 sayfa olarak yer alıyor ve onu da okuyup Thomas More’un eserini daha iyi özümsemiş ve pekiştirmiş oluyoruz. Herkesin okumasını tavsiye ettiğim bir eser. Herkese bol kitaplı günler.:)


Alıntılar
   Krallar yalnız savaşı düşünürler, bense bu sanatları ne anlarım ne de anlamak isterim. Yalnız barışa yararlı sanatlar kralların pek umrunda değildir. İş yeni ülkeler kazanmaya geldi mi, bütün yollar iyidir onlar için: Din, iman, akıl dinlemezler; ne günaha girmekten çekinirler, ne kan dökmekten. Buna karşılık kazandıkları memleketlerin halkını iyi yönetmekle pek uğraşmazlar.
   Kralların danıştığı insanlara gelince: Bunların bir kısmı ağızlarını açmaz, çünkü söyleyecek sözleri yoktur, kendileri akıl danışmak durumundadır. Bir kısmınınsa akılları erer, işe yarayacaklarını da bilirler; ama her zaman gözde olan yetkilinin düşüncesini paylaşırlar, ortaya attığı budalalıkları alkışlarlar. Bütün bu aşağılık asalakların tek kaygısı, yüz karası bir dalkavuklukla, kralın tuttuğu adamın desteğini kazanmaktır. Bir diğer kısmı da kendini beğenmiş kişilerdir, yalnız kendi düşüncelerine değer verir, kimseyi dinlemezler. Bunda da şaşılacak bir şey yok, çünkü doğa herkese kendi yarattığını sevip okşama içgüdüsü verir: Karga da, maymun da kendi yavrularına gülümser yalnız.
Öldürmek hırsızlığı cezalandırmak için çok ağır, hırsızlığı önlemek içinse çok hafif bir cezadır.
Bana kalırsa, en iyi yolu bulmak, en kötüsünü bulmaktan çok daha kolaydır.   
Ütopyalılar aklı başında insanların, yıldızlar ve güneş dururken, bir incinin ya da bir elmasın cılız parıltısına düşkünlüklerine şaşarlar. Bir koyunun sırtında taşıdığı yünün en incesinden yapılmış giysiler giyiyor diye bir insanın daha soylu, daha değerli olacağını sanması deliliktir onlar için.
Ütopyalılara göre, bir suçu tasarlamak , o suçu işlemekten farksızdır. Kötülük yapmak isteyen, sadece karşısına bir engel çıktığı için bu kötülüğü yapamamışsa, niçin suçlu sayılmasın?
Bir kadını kocasının gözünde en çok yükselten şey, güzellik değil, dürüstlük ve alçak gönüllülüktür. Çoğu zaman güzellik sevgiyi uyandırır, ama bu sevginin kalması, sürekli olması için, erdem ve uysallık gerekir.    
Ütopyalılara göre, bir anlaşma ne kadar gösterişli törenlerle imzalanırsa, kelimeler üstünde çekişerek o kadar çabucak bozulur. Zaten çoğu zaman bu anlaşmalarda kullanılan kelimeler bile öylesine kurnazca seçilir ki, anlaşmayı da verilen sözü de bozmanın bir yolu bulunur sonunda. Oysa aynı kurnazlık, daha doğrusu aynı hile ve dolaplar iki kişinin özel anlaşmasında, imzaladıkları bir sözleşmede yapılsa, krallar bağıra çağıra hemen kıyametleri koparır, ancak ölüm cezasının paklayacağı korkunç bir suç sayarlar bunu. Evet, krallara bu konuda kötü öğütler verenler bile bu yolu tutarlar o zaman.
Kralların şanlı egemenliği altında, adalet dediğimiz ya metelik etmeyen aşağılık bir şeydir ya da iki çeşit adalet vardır yeryüzünde: Biri yaya giden, yerlerde sürünen, sağa sola sapmasın diye birçok bağlarla sıkı sıkı bağlanan yoksul halka uygun zavallı bir adalet; öteki de canının istediğini yapanlara, yasalarla sınırlanmayanlara, yüksek mevkide olanlara uygun, pek şahane bir adalet.
Kendini beğenmek öyle bir cehennem yılanıdır ki, insanın yüreğine sinsice süzülüp girer, onu zehirleyip gözünü kör eder, daha güzel bir hayata giden yoldan saptırır onu. Bu sürüngen, insanların öylesine içine işler ki, onu koparıp atmak kolay olmaz.

Puanım
 

25 yorum:

  1. Kimseyi diğerinden üstün saymayan, sıradan insanların kurduğu bir devlet....Bir gün böyle bir dünyada yaşamayı diliyorum.Kitabı çok duyup okumayan biriyim ben de.Notlarım arasına aldım tekrar.Teşekkürler canım benim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ütopya bambaşka bir devlet okuduğunda da göreceksin ablacığım her insan ölmeden önce okumalı diyorum yorumun için teşekkürler. Sevgilerle :)

      Sil
  2. Sanırım Alfa yayınlarından baskısı var bende , okumuş ve sevmiştim :D diyorum ama bloga baksam kesin cevabını verirdim , 2015 sonunda okumuşum hem de , o kadar beğenmişim ki sadece alıntılarını paylaşmışım :D
    https://kitapeylemi.blogspot.com.tr/2015/12/88-utopya-thomas-more.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevilmeyecek bir kitap değil ki. Dmeek 2015'te okudun? Ben bayağı geç kalmışım desene o zaman :( Hemen bakıyorum alıntılarına merak ettim çünkü. Teşekkürler :)

      Sil
  3. Bu aralar çok adını duyuyorum bu kitabın bende alıp okumalıyım teşekkürler değerli paylaşımın için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet her yerde bu kitap var çok seviliyor zannımca. Bende değerli yorumun için teşekkür ederim...

      Sil
  4. Ya bu kadar ünlü bir kitabı hala okumadım ben de. EN kısa zamanda inşallah diyeyim.:) Dediğin gibi okuyan herkes "keşke o ülkede yaşasak" diyordur.:) Çok teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma çok ünlü olmasına rağmen benimde okumadığım güzel kitaplar var. Mesela hala radyo bradbury nin fahrenheit ını okumadım en kısa zamanda okur ve ne kadar muhteşem bir ülke olduğunu görürsün diyelim o zaman. Sevgiyle kal :) 😘

      Sil
  5. Benim de okumam gereken kitaplardan biri. Çok iyi yorumlamışsın, genelde kitap zevklerimiz de uyuşuyor. En kısa zamanda okumalıyım :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet herkesin hoşuna gidebileceğini düşündüğüm herkese hitap eden bir kitpa okumayı tavsiye ederim.yprumun için teşekkürler canım :)

      Sil
  6. anlatımın çok iyi..çok önemli tespitler var..daha mutlu yaşamın tespitleri kitabı özetliyor.. ütopya ile ilgili bilgileri okul zamanlarında öğrenmişliğim vardı ve hep de merak ederdim,ütopyayı "dünyanın öteki tarafı /hayal üzerine kurulmuş ütopik bir dünya" diye düşünürdüm.. :) kitaptaki ütopyada yaşamak varmış.. :) okunması gereken bir kitap..elinize sağlık.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bambaşka bir dünya ve okuldaki hocalar filan hep tavsiye ediyor okunmasını umarım yakın zamanda okuyabilirsin değerli yorumun için teşekkürler :)

      Sil
  7. ne güzel anlatmışsın yaaaa. ivit tabikide en önemli kitaplardan. yani ütopya sözcüğü onunla ünlü olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ütopya sözcüğünü bende onun sayesinde tanırım ha birde selena da mı ne vardı ütopya diye bir yer ordada duyardık sürekli. Teşekkürler deepcim :)

      Sil
  8. Bu kitabı sevmene çok sevindim, çünkü ben de sevmiştim :D Ütopya'daki düzenin her şeyini onaylamasam da yine de sorgulatmasını sevmiştim, ayrıca herkesin evlerini değişmeleri de güzeldi bence :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimde onaylamadığım yerler oldu ama gerçekten insanın içinde yaşayasını getiren bir dünya idi. Evet o ev meselesi benimde pek hoşuma gitmişti. Değerli yorumun için teşekkürler :)

      Sil
  9. Kitap bayadır kitaplığımda okunmayı bekliyor ama bir türlü okumak için sırası gelmedi. Ama konusu falan ilgimi çekiyor baya. Bakalım ben de sevecek miyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Of okunma içim kitaplığımızda bekleyim bir türlü sırası gelmeyen kitaplar sorunu mu? Sen bana sor onu bide :( seversin gerçekten kaliteli bir eserdir. En kısa zamanda okuyabilmen dileğimle :)

      Sil
  10. Olan ve olması gereken. Konusu çok hoş ve ayrıca ütopya ve distopya kavramları dikkat çekici. :) Bu arada kitabın 1. kapağı favorim, söylemeden geçemeyeceğim. :) Çok hoş bir yorum olmuş, emeğine sağlık! ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bende o kapağı çok seviyorum içerik ile de uyumlu üstelik. Bence de ütopya diyince insanların kafasında bambaşka şeyler canlanıyor. Güzel yorumunçin teşekkürler canım sevgiyle kal 😘 :)

      Sil
  11. Kitap yorumları çok güzel oluyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler ifinim değer verip okuduğunuz için :)

      Sil
  12. okunması gereken bir klasik, elinize sağlık, siz de çok güzel anlatmışsınız, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum bende. Yorumun için teşekkürler sevgiyle kal 😘 :)

      Sil
  13. Bugün abimin kitap valizinde karşılaştım. Biraz geri durmuştum. Ama kitap yorumunuzu pkuyunca tatilde okumam gerektiğini düşündüm.:) Teşekkürler

    YanıtlaSil