8 Ağustos 2016 Pazartesi

Hipnozcu (Joona Linna #1) - Lars Kepler | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: Hypnotisören
Seri: Joona Linna #1
Sonraki Kitap: İnfazcı
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 608
Baskı Yılı: 2013
Goodreads Puanı: 3.61  (25,687 Oy)

Arka Kapak Yazısı

Korkunun ta kendisiyle yüzleşin..

Stockholm'deki bir spor salonunda, vahşice öldürülmüş bir adamın cesedi bulunur. Çok geçmeden adamın karısı ve kızı da aynı şekilde hunharca öldürülmüş biçimde bulunurlar. Görünüşe bakılırsa, katil tüm aileyi yok etmek istemiştir. Ancak adamın oğlu ağır yaralı olarak kurtulur.

Müfettiş Joona Linna ailenin bir üyesi daha olduğunu öğrenince, onu katilden önce bulması gerektiğini anlar. Müfettiş, doktor ve hipnozcu Erik Maria Bark'la bağlantıya geçer. Niyeti, Bark'ın komadaki çocuğu hipnotize etmesi ve böylece onu sorguya çekebilmektir. Ancak Doktor Bark, bir daha hipnoz yapmamaya karar vermiştir. Ama şimdi bir hayat kurtarması gerekmektedir. Sonuçta çocukla iletişim kurmayı başarır. Fakat öğrendikleri kanını dondurur.

Bir Caninin Bilinçaltına Yolculuk

Yorum

  Herkese Merhaba! :) Bugün bomba gibi bir polisiye ile karşınızdayım, hemde İsveç polisiyesi. İskandinav yazarlar bir başka yazıyor, buna bu kitapla birlikte emin oldum. Daha önce Stieg Larsson, Jo Nesbo'dan polisiye romanlar okumuş ve çok beğenmiştim ve şimdi de Lars Kepler'in polisiyesini çok beğendim, polisiyelerinin güzel olması dışında yazarlar klasik Amerikan polisiyesinden daha farklı ve güzel bir tarzda yazıyorlar, başka İskandinav yazarlara da yönelmeyi düşünüyorum. :)

  Hipnozcu'ya gelecek olursak, Stockholm'de vahşice katledilen bir ailenin katliamdan sadece bir üyesi sağ çıkmayı başarabilmiş ancak komadadır, komadaki çocuğun bir ablası daha olduğunu öğrenen Joona Linna adındaki müfettiş onun hayatının tehlikede olduğunu düşünür. Komadaki çocuktan katille ilgili bilgi edinmek için de Erik'ten yani hipnozcudan yardım ister. Erik hipnozla birlikte çok çarpıcı bilgiler elde eder ve olayların tüm seyri bir anda değişir.

  Kitap kan dondurucu detaylar ve müthiş bir olay örgüsü ile karşınıza çıkıyor, ilk sayfalar da bile her şey oldukça hareketli ve kan dondurucu. Aslında kitabın ilk çeyreğinde olaylar çözülmüş gibi görünse de (ben ee bundan sonra kitap neyle devam edecek derken) ilk çeyreğin sadece çok iyi bir giriş bölümü olduğunu fark ediyorsunuz. Kitap gerçekten çok iyi ve zekice kurgulanmış, olağan olmaktan uzak ve alışkın olmadığımız bir kurguya sahip. Kitabın dili çok akıcı ve kurgusu iyi ve olaylar da çok fazla olunca kitap öyle güzel aktı ki, çoğu zaman gerçeklikten koparak kitabın dünyasına girdim ve sayfalar nasıl geçti hiç anlamadım.

   Aslında hipnozdan ve batıdaki popülaritesinden hoşlanmıyorum, henüz kabul edemediğim bir şey ancak bu kitapta okurken büyük sıkıntı duymadım, kitaba yakışıyordu, flashback bölümlerinde biraz uzun yer tuttuğunu düşünsem de ileriki bölümlerde gerekli olduğunu anladım. Bir de ana karakterimiz Joona kitapta çok az yere sahipti, serinin tüm kitaplarında mı böyle olacak merak ediyorum.


  Lars Kepler aslında bir yazar değil, bir çift yazar. :) Alexander Ahndoril ve Alexandra Coelho Ahndoril adlı çiftin kullandığı tek isim, birlikte kitap yazarken bu ismi kullanıyorlarmış. Çift birlikte çok güzel bir ahenk yakalamış, tarzlarını çok beğendim ben. Kitapta çok iyi bir kurgu vardı ve yukarıda dediğim gibi alışılageldik polisiyelerden farklıydı ve kitabın en beğendiğim yönü bu oldu diyebilirim. Olay içinde olay var gibi ama hepsi çok güzel bir noktada birbiriyle bağlantılı.

  Joona Linna serisi toplam beş kitaptan oluşuyor ve yazarlar devam ettirecek mi bilmiyorum ama ettirmeliler bence. :) Türkiye'de şimdilik sadece iki kitap çıkmış olsa da yakın zaman da diğerlerinin de çıkacağını umuyorum. Hipnozcu'dan sonraki kitap İnfazcı ve onu oldukça merak ediyorum, Lars Kepler kesinlikle okunmaya değer bir çift, polisiye seviyorsanız ya da gerilim bu çifte bir göz atın derim. İyi Okumalar. :)

Kitabın filmi de varmış, fragmanı da bu. Belki ilginizi çeker. :) Ben kitabı kitap olarak çok sevdim, filmle zihnimdeki güzelliği bozmak istemiyorum.


Puanım


14 yorum:

  1. Çok merak ettiğim bir kitap bu... Elimdekileri okuyunca ilk siparişime ekleyeceğim. Çok teşekkürler... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pişman olmayacağınızı düşünüyorum, umarım seversiniz. :)

      Sil
  2. okudum tabii. ya ben kuzey polisiyesi hastasıyım yaa. sölerim sana bi doluuuu yazar. arnaldur indridason/camilla lackberg/arne dahl meselaaa yine söleriim okuycağın zamaaan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevindim, henüz araştıramamıştım bu isimler çok iyi oldu hepsine bakacağım İnşaallah, öneriler için teşekkürler. Sonra yeniden isim isterim, polisiyeyi bende çok seviyorum. :))

      Sil
    2. baksanaaa, bron/broen ve forbrydelsen adlı kuzey polisiye dizilerini izlesenee :)

      Sil
    3. Okumayı daha çok seviyorum ben ama bir göz atayım. :) Genelde diziye pek vakit ayıramadığımdan dolayı bu isimleri duymamıştım, bir denemek lazım. Teşekkürler. :)

      Sil
    4. haklısın okumak tabisi daha güzel ama bu iki diziyi bi dene belki seversin :) polisiye sevenler için çok iyi iki dizi :)

      Sil
    5. İlk fırsatta mutlaka bakacağım. ^.^

      Sil
  3. Merhaba. Güzeel blogunuzu takibi aldım banada beklerim.

    www.nilgunozenaydin.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz. :) Hemen uğruyoru. :))

      Sil
  4. Okuyamayan biri olarak okuyanlara hayranım. Güzel kitapmis

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okumak gerçekten güzel bir şey, teşekkürler. :)

      Sil
  5. Daha önceleri gözüme çarpan bir seriydi şimdi bayağı merak ettim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir polisiye, eğer bu türü seviyorsanız es geçmeyin derim. :))

      Sil