5 Ekim 2015 Pazartesi

Kumarbaz - Dostoyevski | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: Игрок (Igrok)
Seri: Yok
Yayınevi: Sİs Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 192
Baskı Yılı: 2008
Goodreads Puanı: 3.87  (22,003)

Arka Kapak Yazısı

  Kumarbaz, Dostoyevski'nin gençlik yıllarını, dramatik aşk ve kumar tutkusunu en yalın hâli ile kaleme aldığı yapıtlarından biridir. Kendisinin de bir dönem kumarla başı dertte olan Dostoyevski, Kumarbaz'da, kendi deneyimlerinden ve gözlemlerinden yola çıkarak, kumar tutkusunu; insanların servetlerini, aşklarını ve onurlarını nasıl kaybettiklerini anlatıyor.

  İnsan ruhunun en derin ve karanlık yerlerini okurun önüne sermekte usta olan Dostoyevski, Kumarbaz'da kahramanı Aleksi İvanoviç'in ruhundaki gelgitleri çok iyi veriyor. Sevgilisini borçtan kurtarmak gibi erdemli bir neden için kumarhaneye giren Aleksi İvanoviç, oradan içindeki kumarbaz ruhu keşfederek çıkar. İçindeki bu tutkuya karşı koymaya çalışan Aleksi, tüm çabalarına ve çatışmalarına rağmen kumar hırsına yenik düşerken Dostoyevski okura şu soruları sordurur: Kumar masalarında yitirilen gerçekte nedir? Para mı, onur mu, aşkı mı, hayat mı?



Yorum

  Dostoyevski çok sevdiğim yazarlardan biridir, her kitabında neden bu kadar çok sevildiğini yeniden kanıtlıyor. Kumarbaz da bunlardan biri. Okumaya başladıktan hemen sonra hikayeye giriyor ve hikayeden biri oluyorsunuz.

  Dili çok iyiydi, hiç sıkılmadan büyük zevkle okudum. Klasiklerde olan ağır hava ya da akıcı olmayan dil yoktu, aksine su gibi çok hızlı akıyor. Kitap baş karakterimiz Aleksi İvanoviç'in ağzından anlatılıyor ve bu anlatımı daha da güçlendirmiş, özellikle kumara karşı duygularının daha iyi anlaşılmasını sağlamış.


  Karakterler apayrı bir dünya. Kesinlikle çok etkileyici karakterler vardı ve Dostoyevski öyle güzel anlatmış ki karakterleri, her birinin içini, asıl benliğini tüm açıklığıyla görebiliyorsunuz. Sanırım kitabın en çok sevdiğim yönü buydu; karakterlerin şeffaflığı. Çünkü karakterlerin en karanlık en kötü düşüncelerini bile tüm açıklığıyla okuyabiliyorsunuz. 


  Büyükanneyi çok sevdim, onun olduğu sayfaları ayrı bir zevkle okudum ki kitabın amacına da çok iyi hizmet ediyor. Okurken bir kumarbaz neler hisseder, hırsına nasıl yenik düşer, kendini nasıl kaybeder hepsine şahit oluyorsunuz. Kitabın içerisinde aşkta dozunda ve çok güzel bir şekilde yer alıyor.


  Sonunu çok beğendim, kitabın vermek istediği mesajı çok güzel bir şekilde veriyor. Kitaba her yönüyle yakışan bir son olmuş kesinlikle. 


  Dostoyevski'nin 25 günde yazdığı Kumarbaz'ı mutlaka okumalısınız. Kısa ama dolu dolu bir kitap okumak istiyorsanız es geçmeyin derim. İyi okumalar..



Alıntılar

.. Davranışlarımın hesabını veremeyecek kadar önemsiz biri miyim ben?
Evet, insanın başına öyle çılgınca, öyle akıl almaz düşünceler saplanır ki, bu düşüncelerin gerçekleşeceğine gerçekten inanmaya başlar... Dahası var: Eğer bu düşünce çok güçlü ve tutkulu bir isteğe dayanıyorsa, çoğu zaman yazgının hazırladığı, kader gibi, gerçekleşmemesi olanaksız, kaçınılmaz bir şey gibi görünür! Belki de bu, önsezilerin bir bileşimi, istencin olağanüstü bir çabası, imgelem kudretinin doğurduğu bir zehirlenme ya da buna benzer bir şeydir...
   
Tehlike yoksa kazanç da yoktur! Boğulmaktan korkan suya giremez! 


İnsan bazen en imkansız, en çılgın düşünceye, sanki bir şeyler olacakmışsın öyle bir inanır ki, gerçek olması için olmadık fikirler geçer aklından.

Puanım 


0 yorum:

Yorum Gönder