26 Ekim 2016 Çarşamba

Kuşatma (Sissoylu #2) - Brandon Sanderson | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: The Well of Ascension
Seri: Mistborn #2
Önceki Kitap: Son İmparatorluk
Sonraki Kitap: Çağların Kahramanı
Yayınevi: Akılçelen Kitaplar
Sayfa Sayısı: 648
Baskı Yılı: 2015
Goodreads Puanı: 4.34  (145,907 Oy)

Arka Kapak Yazısı

Kötülük alt edildi; savaş ise henüz başlıyor.

İmkânsızı başardılar ve acımasız iktidarı bin yıl boyunca devam eden Tanrı benzeri varlığı ortadan kaldırdılar. Bu toprakların en kudretli Sissoylusu hâline gelen Vin ve ona âşık olan genç, idealist bir soylu olan Elend Venture, şimdi yıkık bir imparatorluğun külleri üzerine sağlam, yeni bir toplum inşa etmek zorunda.

Üç farklı ordunun kuşatması altında kaldıkları sırada, Vin ve Elend bu zorlu amaç için çalışmaya başlayalı çok kısa bir zaman olmuştu. Kuşatmanın demir yumruğu geride kalan her günle birlikte giderek daha da kapanırken, kadim bir efsane bir umut ışığı sunmaya başladı onlara. Efsanede bahsedilen Miraç Kuyusu’nun ne tür bir güç bahşettiği belli değil, hatta bu kuyunun gerçekten de var olup olmadığını bile kimse bilmiyor.

Belki de Lord Hükümdar’ı alt etmek işin en kolay tarafıydı. Lord Hükümdar’ın yıkılışı sonrasında ortaya çıkan gelişmelere rağmen hayatta kalabilmek hiç de kolay olmayabilir.

Yorum

  Sissoylu... Efsane yazarın efsane serisinin ikinci kitabı; Kuşatma.
  Sissoylu serisini çok seviyorum, daha doğrusu ilk kitaptan çok sevdim ve ikinci kitabı okumayı uzun süredir istiyordum. Aslında alalı bir süre olmuştu ancak kitaba zaman ayırmak istediğim için başlayamamıştım ve sabırsızlanıyordum ki nihayet başladım ve bitirdim. :)

  Sissoylu ile henüz tanışmayanlar için yorumum da biraz spoiler olabilir baştan söyleyeyim ancak arka kapak yazısından fazla da spoiler yok, rahat olun. :)

  İlk kitapta yaşanan olayların bir yıl sonrasından başlıyor kitap. Som İmparatorluk'ta artık her şey farklıdır, yeni ve tutunmaya çalışan bir hükümet, ne yapacağını bilmeyen bir halk ve günden güne tehlikeli olmaya başlayan Zifir. Ve tüm bunların üstüne gelen Luthadel'i kuşatmaya çalışan ordular.. Tüm bunların içinde Vin ve Elend hem şehri korumaya hem de Zifir'le mücadele etmeye çalışmaktadır. Son İmparatorluk'ta tam bir kaos hakim ve Sanderson sizi bu kaosun merkezine yerleştiriyor ve muhteşem kurgusuyla sizi büyülüyor. En azından ben büyülendim, Sanderson okudukça ona hayran kalmamak diye bir şey olabilir mi acaba diye düşünmeden edemiyorum. :)

  İlk kitaptan sonra bazı şeylerin (bu "bazı" şeyleri okuyanlar bilir) eksikliğini hissederim sansam da ben hissetmedim açıkçası. İlk kitapla bu kitap arasında oldukça farklar vardı, ilk kitap belli bir amaca adanmış umudun yüksek olduğu ve asil yaşantısının doruklarda olduğu bir kitapken bu kitap tam zıddı idi, şehir kuşatma altında, kaos hakim ve umutsuzluk hüküm sürüyor. Ancak yazar iki kitap arasındaki bu farkı hiç hissettirmedi, ilk sayfadan son sayfaya kadar okuması oldukça zevkli ve dolu dolu idi. Özellikle son 200 sayfa kadarı çok güzeldi, hele o son sayfalar. Nasıl okuduğumu hiç bilmiyorum, pozisyonumu bile değiştiremeyecek kadar donmuş bir şekilde okudum!


Normal herhangi bir kitaptan daha büyük gördüğünüz gibi :D

  Sanırım Sanderson kitaplarının en büyük sorunu büyüklükleri ve yazısının küçük oluşu. Okurken tutması ve okuması biraz zor oluyor, yatarken okumak zaten imkansız. Yine de yazanlara değer diyerek yorucu minik yazılarını da görmezden gelip okuyoruz tabii ki. :)

  Kitapta büyük olaylar yaşandı ve hepsi de birbirinden güzel kurgulanmış ve sunulmuştu. Düşman kim, hain kim, neler olacak, zifir ne? Bir çok soru vardı ve çoğu soru çözüme kavuştu ancak peşinde bir çok soruya yer açtı. Daha bir çok gizem var ve diğer kitapta neler olacak merak ediyorum.

  Bu seri hakkında uzun uzun konuşabilirim, hatta konuşmak da istiyorum ancak spoiler vermek istemediğim için susuyorum. :) Eğer fantastik kurgu seviyorsanız bu seriyi es geçmeyin, kurgusu, konusu ve kendine özgü büyü stili ile çok farklı ve güzel bir seri, bunu kaçırmayın ve mutlaka göz atın derim. :) Umarım sizde seriyi okur ve seversiniz, iyi okumalar. :)

Alıntılar

"İyi adamlar efsane olamazlar," dedi Elend sessizce.
"İyi adamlar efsane olmaya gerek duymazlar," Vin gözlerini açarak ona baktı. "Onlar her halükarda doğru olan şeyi yaparlar." 
Bazen, vazgeçmek başarısız olmaktan iyidir. 
Bir açıdan ona güvenerek yanılmayı, güvensizliğin endişesiyle başa çıkmaya tercih ederdi. 
Bir adamı tanımlayan şey onun kusurları değil, bunların üstesinden nasıl geldiği idi.
Sadece siz onları anlamıyorsunuz diye başkalarının inançlarını küçümsemeyin Hanımım.

Puanım



4 yorum:

  1. Sissoylu'yu bayıla bayıla okumuştum ama üzerinden kaç zaman geçti hala daha ikinci kitabı alamadım. Şimdi yorumunu görünce içim gitti yine -,-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seni anlıyorum bende okuyanları gördükçe içim gidiyordu :D Ama çok güzel ya mümkün olan ilk fırsatta alıp okumalısın. ^.^

      Sil
  2. bunu da duymadım ama okunurmuş bi de o öbür kitabın yazarının bütün kitapları süper valla çok heycanlııı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fantastik kurgu seviyorsan Sanderson'a mutlaka bakmalısın.
      Tüm kitaplarını okumadım ama Halüsinasyon'u çok beğenmiştim. :)

      Sil