22 Ocak 2016 Cuma

Hayaletin Sırrı (Wardstone Günlükleri #3) - Joseph Delaney | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: The Spook's Secret
Seri: Wardstone Chronicles #3
Önceki Kitap: Hayaletin Laneti
Sonraki Kitap: Hayaletin Savaşı
Yayınevi: Tudem Yayınları
Sayfa Sayısı: 328
Baskı Yılı: 2010
Goodreads Puanı: 4.11  (17,020oy)

Arka Kapak Yazısı

 Hayaletler, cadılar, hortlaklar, şeytani yaratıklar, karanlık ve dehşet. ‘Hayaletin Sırrı’ okuyucularının tüylerini diken diken etmeye hazırlanıyor!.. Havanın gitgide soğuduğu ve karanlığın çöktüğü bir anda Hayalet istenmeyen bir ziyaretçi ile karşılaşır. Tom ise bu yabancının varlığının ustasını neden bu kadar endişelendirdiğine bir anlam verememektedir. Hayaletin geçmişi onu yakalıyor olabilir mi? Ustasının tüm dünyadan saklamaya çalıştığı sırlar sonunda ortaya çıkınca Tom’un başı ne tür bir belada olacak? Bu yıl, tüm dünyada milyonlarca genç hayranı bulunan serinin yedinci kitabının yayımlanması şerefine, özel bir yarışma düzenlenmiş ve yedi Wardstone hayranı belirlenerek Hayalet’in yedi yeni çırağının seçilmesine karar verilmiş.

  Dikkat: Karanlık Bastıktan Sonra Okunmamalı!
  Korku dolu dakikalar… İngiliz yazar Joseph Delaney’in, yedi kitaplık Wardstone Günlükleri Serisi’nin bu üçüncü kitabında geceler uzuyor, Tom ve ustası için Anglezarke’ta bulunan ‘kış evi’ne taşınma zamanı geliyor… Tom, bu evin korkutucu ve tehlikelerle dolu olduğunu duymuş olsa da hiçbir şey onun buna tam olarak hazır olmasını sağlayamayacaktı… Hem bu ev hem de genel olarak tüm Anglezarke Fundalığı, Hayalet’in gençliğine ait sırlarla doluydu. Bu sırlar gün ışığına çıkmak üzereydi. Ve tüm bölgede huzur kaçıracağa benziyordu… Türkiye’de de büyük beğeni kazanan serinin ilk kitabı ‘Hayaletin Çırağı’ 2011 yılında beyazperdeye de uyarlanarak geniş bir kitleyle buluşmaya hazırlanıyor!..

Yorum

  Wardstone Günlükleri'ne hızlı bir giriş yapmış ve beğenmişken seriye devam edeyim dedim, ilk iki kitabı; Hayaletin Çırağı ve Hayaletin Laneti'ni sevince seriye ara vermeden devam etmek istedim. Büyük gizemler ya da dehşet verici bir sonla olmasa Hayaletin Laneti'nden sonra bu kitabı beğendim, yazar açıklanmamış şeyler bırakmıştı ve bunları da merak ediyordum, merakımı gidermek için Hayaletin Sırrı'na beklemeden başladım.

 Artık mevsim kış ve Tom ve Hayalet kışı Hayaletin kışlık evinde geçirecekler. Tabii bu yolculuk ve kışlık ev Hayalet'in sırlarına, geçmiş yaşamına ışık tutacak. Önceki kitapta çok az değinilen Meg'in kim olduğunu, hayatının ayrıntılarını bu kitapta öğreniyoruz. Çok beklemeden öğrenmek hoşuma gittiyse de Meg hakkında daha çok bilgiye sahip olmak isterdim, özellikle de Hayalet ile olan bağlantısına daha çok değinilseydi mutlu olurdum.

  Diğer kitaplardan bir nebze daha az olsa da hareketli ve ürkütücü öğelerle dolu bir kitaptı. Yazarın tek bir konuya takılıp kalmamasını çok seviyorum, kitabı mümkün olduğunca dolu dolu yazıyor ve farklı farklı hikayelerle donatıyor. Sadece Hayalet'in sırrını okumuyorsunuz, beraberinde bağlantılı ve bağımsız olaylar da okuyorsunuz ki bu da kitabı hiç sıkılmadan, sayfaların nasıl geçtiğini anlamadan okumanızı sağlıyor. 

  Ben bu kitapta Tom'un annesiyle ilgili gizemler çözülecek tamam  dedikçe yazar bir gizem daha ekleyip diğer kitaba bırakıyor ve ben çıldırıyorum :D Evet küçücük bir spoiler verecek olursam hala Tom'un annesiyle ilgili gizemler kaldı, sandıklar açılmadı :( Çok bozuldum açılacaktı onlar, açılmalıydı :D

  Hareketli, güzel bir kitaptı. Seriyi gerçekten sevdim ve Hayaletin Şavaşı'nı merak ediyorum, bir an önce okumak istiyorum. Seriyi ben hep geceleri okudum ve bu onu daha etkileyici kıldı, gündüz aynı tadı alamadım. Serinin asıl okunma zamanı gece geç saatler ve size de tavsiyem o saatlerde okumanız. Bence güzel bir seri okumadıysanız başlayın derim. İyi Okumalar :)

Puanım


0 yorum:

Yorum Gönderme