19 Haziran 2016 Pazar

Rule (Dövmeli Adamlar Serisi #1) - Jay Crownover | Kitap Yorumu

Orijinal Adı: Rule
Seri: Marked Men #1
Sonraki Kitap: Jet
Yayınevi: Aspendos Yayınları
Sayfa Sayısı: 360
Baskı Yılı: 2012
Goodreads Puanı: 4.17  (78,361 oy)


Arka Kapak Yazısı
İki zıt karakterin aşkı var bu kitapta!
Rule Archer gibi bir baş belası için Shaw Landon, kibirli ve kusursuz bir prensesti. Üstelik o, ölmüş ikizinin yakın arkadaşıydı. Shaw, başkalarının kurallarıyla yaşıyordu, Rule ise kendi kurallarını koyardı. Onun gibi bir iyi aile kızına vakti yoktu, bu kız onun gerçekte kim olduğunu görebilen tek kişi olsa bile…

Shaw Landon, Rule'u ilk gördüğü günden beri seviyordu. Oysa Rule, Shaw gibi başarılı bir tıp öğrencisinin istememesi gereken her şeye sahipti. Ama Shaw, Rule'un ürkütücü piercinglerinden, dövmelerinden ya da vahşi tavırlarından korkmazdı, ona uygun olmadığını bilse bile…

Tesadüf eseri unutulmaz bir gece geçirirler. Artık bir soruya cevap bulmaya çalışacaklardır: Bu iki zıt karakter büyük bir aşk mı yaratacaklar, yoksa birbirlerinin hayatını zindana mı çevirecekler?

Yorum
Merhaba sevgili okurlar!
 Sizler için güzel bir aşk kitabı hakkında söyleyeceklerim var. Bende diğer tüm kitap kurtları gibi ne zaman dışarı çıksam mutlaka bir kitap dükkanına girerim ve girdiğimde de eli boş çıktığım pek görülmemiştir. Yine bir gün ünlü bir kitap mağazasında gezerken gözüme ilişen ve ilgimi cezbeden bir kitabı henüz bitirmiş bulunuyorum. Bende henüz etkisinden çıkmadan yorumumu sizlerle paylaşmak istedim. O gün almış olduğum iki kitaptan birisiydi Rule. Diğer kitapta Rule'un da içinde olduğu dövmeli adamlar serisinin ikinci kitabı olan Jet'ten başkası değil elbette ki. Önce seriden kısaca bahsedecek olursam serinin her kitabında bu "Dövmeli Adamlar"dan birisi ele alınarak onun çılgın hikayeleri ve aşklarından bahsediliyor. İlk kitapta bu anlamda Rule için adanmış. Sevgili Rule Archer'ımız için. 
     
   Bir bayan olarak kapaktaki yakışıklı erkekler ve dövmelere olan tutkumdan dolayı raflarda görünce ilgimi çeken bu kitabı anında aldım ve başladım. Beklentilerim büyüktü açıkçası. Arka kapak yazısını da okuyunca ilgim katlanarak arttı. Kızların bayıldığı "kötü çocuk" niteliğindeki çapkın, hayatı boşvermiş, eğlenmeye düşkün, çılgın bir erkek ve onu elde etmekle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir kız ve bu ikilinin arasındaki didişmeler, zıtlaşmalar, tutku, aşk.. İşte bu tür beklentiler ile başladım kitabı okumaya kitabı. Aslında birçok şey beklediğim gibi de gitmişti. Ama yine de tamamen beklentilerime cevap verdi diyemem. Çünkü ben bu ikilinin kavuşmasını çok daha mücadeleli yollardan ve iki tarafında sürünmesi ile olmasından daha zevk alan acımasız bir okur olduğum için bunun mümkün olduğunca çabuk ve ilk seferde olması fena halde sinirlerimi bozuyor. Bu kitapta hayalkırıklıklarımdan birisi de tam olarak buydu. Bir de klişeler fazlaydı. Kız fazla mükemmel, erkek bildiğiniz kötü çocuk ve aşkları imkansız ama bir kıvılcımla tutkulu bir aşk. Sizce de fazla klişe değil mi? Önemli olan bu klişeyi yazarın size bambaşka bir şekilde aktarmasıydı. Başarılı bir yazarın elinde klişeler bile mükemmel kurgulara dönüşebiliyor biliyorsunuz ki. Ancak bu kitabın bu noktada bir örnek olduğunu söyleyemeyeceğim. Birde kötü çocuğun güzel kızın kalbini kazanmak için bir anda bir meleğe dönüşmesi ve alışkanlıklarını bırakması durumları biraz fazla hayalci geliyor bana ve böyle şeylerin daha yavaş olması ve kişi ne kadar değişirse değişsin yine özündeki o yaramaz çocuktan birşey kaybetmemesi gerektiğini düşünüyorum. Biz okurlar -en azından ben- karakteri kitapta en başta tanıtıldığı halleriyle seviyorsak ve sonradan onun "cici çocuk" formatına bürünmesi çok da işimize gelmiyorsa kitabın tam tersini yapması pek de sevdiğimiz bir detay olamaz sanırım. Ben bu tür durumlarda iyi olan tarafın biraz daha "aykırı" olana ayak uydurup onu olduğu gibi kabul etmesinden yanayım. Çünkü zaten en başında onun bu aykırı hallerine aşık olmuyor mu? Kitaptaki zayıf noktalardan birisi de buydu zaten.


    Normaldeki yorum sistematiğimin tersine bu sefer ilk olarak olumsuz yorumlar ile başladım. Ancak bu kadar yeter. Yazara da haksızlık yapıp okurları kitaptan soğutacak değilim. Çünkü kitapta hoşuma giden noktalarda oldu elbette. Kitapta hayatı boşvermiş, ailesiyle ve kendisiyle sorunları olan, alkolik ve her gece başka barda başka kızlarla, hayatı "carpe diem" modunda yaşayan, kimseye aldırış etmeyen, pervasız bir Rule var. Aşka inancı olmayan bu yakışıklı genç kızları her hafta farklı renklere boyattığı mohavkları ve tüm bedenini sarmalayan dövmeleri ile büyülüyor. Bu kızlar furyasına platin sarısı saçları olan güzel bir o kadar da başarılı ve asil olan, annelerin "örnek çocuk" diye nitelendirdiği, tüm notları "A" olan, düşünceli Shaw katılıyor. Ama onun diğer kızlardan farkı var. O Rule'u tanıdığı ilk andan beri mohavklarının, gözlerinin, dövmelerinin, kıvrak bedeninin çok ötesinde bir Rule görmüş ve ona aşık olmuş bir kız. Aşkına öylesine sahip çıkıyor ki sevdiği oğlanı yatakta başka kızların altından topluyor ve hayatına çekidüzen veriyor. Kısacası "annecik" rolünü çok iyi oynuyor. Rule'un gerek ailesine gerek hayata olan görevlerini yerine getirmesini sağlayan ve arasının pek parlak olmadığı ailesiyle bağlantısını sağlayan Shaw da sabrını son damlasına kadar tüketiyor. Bu adamı ya elde edecek ya da sonuza kadar gitmesine izin verecek. Arka kapakta da belirtilen unutulmaz bir gece geçirdikten sonra Rule "kırılmaz, hatalar yapmaz, başarı odaklı, asilliğinden ödün vermez, ulaşılmaz" gördüğü bu kıza bambaşka bir gözle bakıyor ve ilk aşk kıvılcımları doğmaya başlıyor. 
   Kitapta ikilinin kavgaları, mücadeleleri, aşklarına sahip çıkışları, maceraları etkileyici ve gerçekçi bir dille anlatılmış. İkisininde aşkları için katlandığı şeyler, verdiği tavizler, kendileri ile mücadeleleri aşk romanı sevenler için tam damağa göre diyebilirim. Olayların merkezinde bu ikili olsa bile serinin diğer kitaplarında da ana karakterler olarak göreceğimiz Nash, Jet, Rome, Ayden gibi karakterler de kitaba arkadaş çevresi olarak ayrı bir renk katıyor. Aşk kitaplarında en çok hoşuma giden yönlerden birisi karakterlerin birbiriyle tatlı didişmeleri ve muzur diyaloglardır. Bu kitapta da buna birçok yerde rastlamam kitabı zevkle okumamı sağladı. Bu ikilinin zıtlaşmasını ve aralarındaki çekimi sevdim gerçekten. İyi bir ikili oluşturmuşlardı. Rule'un Shaw'a "Casper" lakabını vermesi ve onu böyle çağırdığı yerler çok şekerdi mesela. 

    Kitap gerçekten oldukça akıcıydı. Bir çırpıda fazla uzatmadan bitirdim. Kitap Rule'a ve Shaw'a ait bölümlerden oluştuğu için ikisininde bakış açısından olayları ve karakterleri görmemizi sağladığı için, bu yönde de büyük bir artı puan kazandı. Sonunu da tahmin edilebilir ama hoş buldum. İkinci kitabı okumak için sabırsızlandığımı söylemem gerekir. Çünkü ilk kitapta da bazı yerlerde geçen "Jet" karakteri beni Rule'un bile heyecanlandıramadığı kadar heyecanlandırıyor. Şimdilik bu kadar yazıyorum. İkinci kitabı da bitirir bitirmez çok daha olumlu yorumlar ile döneceğim hissi var içimde. Bir sonraki kitapta görüşmek dileğiyle :)

Alıntılar
Sen hep böyle mükemmel miydin?
İşte kalbim, Shaw. Onu ellerinde tutuyorsun ve söz veriyorum ki ona dokunan ilk ve son kişi sen olacaksın.
Sensiz de yaşayabilirim ama tercihimi senden yana kullanmak istiyorum. 
O şey kalçanın yarısını kaplıyor, Casper, gören tek kişi ben olsam iyi olur.
Zıt kutuplar sadece birbirini çekmekle kalmıyor; alev alıp tüm şehri yakıp kül ediyorlar.
Kaybolduğumda benden vazgeçmeyeceğine söz vermelisin.Yolumu bulana kadar bekleyeceğine söz vermelisin. Herşey karardığında tünelin ucundaki ışığın sen olduğunu bilmeliyim.


Puanım

4 yorum:

  1. Türkçe Öğretmenliği okuyan biri olarak sayfanı çok beğendim takibe aldım :) bende sizi blog sayfamda görmekten mutluluk duyarım :) http://muallimeolankiz.blogspot.com.tr/

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim benimde sizin yazılarınızı takip edeceğimden emin olabilitsiniz :)

      Sil
  2. Bu seriyi duymamıştım ama okumayı hızlandırıcı kitaplardan gibi görünüyor. İngilizce versiyonundaki kızlı kapak da çok hoşmuş :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet İngiliz kapaklarında hep kızlar var türk kapaklarında sa erkekler. Bu türü seviyorsanız hoşunuza gideceğinden eminim. İyi okumalar. Teşekkürler :)

      Sil