25 Ekim 2017 Çarşamba

Dizi Önerisi #3 : Shameless | Öneri Atölyesi

Orijinal Adı: Shameless
Yönetmen: Mark Mylod, Christoher Chulack, Mimi Leder
Yapımcı: Paul Abbott
Oyuncular: William H. Macy, Emmy Rossum, Ethan Cutkosky, Jeremy Allen White, Emma Kenney, Cameron Monaghan, Brenden Sims, Shanola Hampton, Steve Howey, Isidora Goreshter, Noel Fisher, Justin Chatwin
Mekanlar: South America, Chicago, Racine Ave, Illionis,
Kanal: Showtime
Yayın Tarihi: 9 Ocak 2011 - Halen Devam Ediyor
Sezon Sayısı: 7
Bir Sezondaki Bölüm Sayısı: 12
Bölümlerin Uzunuğu: 50 Dakika
IMDB: 8.7/10
  
   Herkese merhaba değerli arkadaşlar! Uzun zamandır ara vermiş olduğumuz ‘Öneri Atölyesi’ köşemize harika bir dizi ile devam ediyorum: Shameless. Hepiniz adını bir yerlerden duymuşsunuzdur muhtemelen. Zaten ülkemizde yeni çıkan bir dizi olan, başrollerini Hazal Kaya ile Burak Deniz’in paylaşmış olduğu “Bizim Hikaye” isimli dizi de bu filmin uyarlaması (güya) olarak çıkarıldı. Bundan sonra duymayanlarda diziyi duymuş oldular. Hazır yeni sezona da sayılı günler kalmışken bu diziyi sizlere tanıtmak için hazırlamış olduğum yazıyı sonuna kadar okumanızı rica ediyorum. Okuduktan sonra daha izlemeden seveceğinizden eminim. J


  Ben bu dizi ile lise dönemimde tanıştım. O zamanlar tam hatırlamıyorum ama CNBC-E veya E2 kanallarından birinde görmüştüm ilgimi çekmişti. Sonra internetten izlemeye kalkmıştım. Kesilmemiş sahneleri ile gördüğümde hoşuma gitmemişti, bana biraz ağır ve terbiyesizce gelmişti. İzlemeyi kesmiştim ilk 3-4 bölümden sonra. Başka dizilere devam etmiştim. Sonra nasıl olduysa üniversite döneminde içimdeki asi kız uyanıverdi ve bir kez daha izlemek istedim. Ben izlemek istediğimde 7 sezon birikmişti ve bunu yaklaşık 2 seneye yayarak izledim. Bu süreçte diziye bağlandım ve “zamanında neden bırakmışım bu dizi bir harika dostum!” deyiverdim içimden. Cidden izlemeye değer, her izlediğimde ayrı bir keyif aldığım diziydi.


    Bazılarınız bana kızabilirsiniz, özellikle dizinin içeriğini az çok biliyorsanız. Dizinin büyük çoğunluğunun (%85 gibi bir oranının) müstehcen sahnelerden ve cinsel içerikli olaylardan oluştuğunu biliyorum. Zaten adından da belli; Shameless.  Ama diziyi sırf bu yönüyle değerlendirmek çok sığ bir değerlendirme olacaktır. Bu dizi Türkiye’de yüksek oranda izleniyor ve bunu izleyenler sadece böyle cinsel içerikli dizilere düşkün, rahat insanlar diyemeyiz. Çünkü diziyi kim izlerse izlesin kendine bağlama kapasitesi var ve bu yönünü cinsellik falan sağlamıyor.  Dizinin doğallığı sağlıyor. Biz hepimiz Amerika’yı kitaplarda ve filmlerdeki gibi efsanevi bir yer olarak hayal ediyor olabiliriz ama bu dizi Amerika’nın “Getto” dediğimiz varoş yerlerinde yaşayan yoksul halkın çektiklerinden tutun da, Özgürlüklerin Ülkesi Amerika’nın çarpık, ahlaksız, düşkün yönlerini de gözler önüne sürüyor. Amerika’da gerçek yaşamda görebileceğiniz, köşe başı dilencilerinden fahişelere, uyuşturucu bağımlılarından çocuk annelere kadar her şey olduğu gibi yansıtılıyor. Genç-yaşlı herkesin bizim üç öğün çay içtiğimiz gibi içki içmesi, ergenliğe girer girmez seks hayatına girilmesi gerektiğinin düşünülmesi, gayrimeşru çocuklar, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, fakirlikten ötürü hırsızlık ve fırsatçılık gibi kötü yollara başvurma veya çok düşük ücretli de olsa zor işlerde çalışma, eşcinsellik, ensest, aile sorunları gibi Amerika’nın bünyesini oluşturan olaylar da dizide olduğu gibi aktarılmış. Aynı zamanda kapitalizme yönelik sahneler, her yerde fakirlerin dışlanıp zenginlerin torpillerinin ön planda olması, ırkçılık, rehabilitasyona olan talep, göçmen kaçakçılığı, fakir mahallelerindeki yerlerin satın alınıp starbucks gibi zenginlerin gidebileceği yerlere dönüştürülerek fakir insanların mahallelerinden kovulmaları gibi güncel sorunlar dizide önemli bir yer kaplıyor.  Bu özelliklere daha da mükemmellik katan oyuncuların performansları aynı zamanda. Hepsi rollerini öylesine güzel oynuyorlar ki karakterler ile bütünleşiyor ve empati kurabiliyorsunuz.


   Kısaca konudan da bahsedelim. Amerika’nın Güney Yakası’nda küçük bir getto semtinde sefalet ve türlü kötülüklerin hüküm sürdüğü bir mahallede, aileleri tarafından terk edilmiş ve önemsenmeyen 6 kardeşin hikayesi konu ediniliyor.

  Bu altı kardeşin en büyüğü olan Fiona Gallagher, en büyük olan olduğu için, kendi hayatı ile ilgili okul-meslek-evlilik gibi hayaller kurmayı bırakıp kendini tamamen beş kardeşinin sorun ve ihtiyaçlarına adamış durumda. Dizide Fiona ile ilgili en sevdiğim şeylerden birisi çok doğal ve başarılı bir oyuncu olması. Duygusal ve bunu gereken sahnelerde çok iyi gösteriyor. Ağlamaları çok gerçekçi, bakışları duygularını yansıtıyor. Doğallığına ayrı bir bitiyorum. Öyle bizim dizilerdeki gibi beş kuruşu olmamasına rağmen her gün farklı kıyafet giymekmiş, yataktan kalktığında makyajlı ve saçları yapılı uyanmakmış böyle şeyler yok. Hatta çoğu bölümde makyajlı olduğunu bile düşünmüyorum. Zaten giydiği montu 5 sezondur üzerinde gördüğüme yemin edebilirim.

   
Fiona’nın bir küçüğü olan Phillip namı diğer Lip ise tamamiyle dâhi. Ama zekasını çok yanlış yerlerde kullanıyor ve harcanıyor resmen. Çevresindeki herkes onun neler başarabileceğinin farkında. Kendisi hariç. Aile sevgisi görmediğinden mi bilinmez çok duygusal bir yapısı var ve hemen bağlanmaya meyilli. Ama aynı zamanda hayata karşı güçlü bir duruş sergiliyor.



 Ian ise bizim tatlı homoseksüel kızılımız. O da hayatta başına gelebilecek en kötü şeylerden birisiyle mücadele ediyor. Annesinden ona geçen bir hastalık ve çevreden gelen eşcinsellik baskısı. Hayatta olduğu ve olmak istediği kişi arasında bir arayış içerisinde.



Debbie’ye gelince masum ama bir o kadar da kurnaz bir kız kendileri. Çevrenin dolduruşuna çabuk gelebilen, kararsız kişiliğine rağmen bir şeye tutunduğu zaman hakkını vererek işini yapıyor, fedakar bir karakteri var. Ergenlikten sonra biraz asi ve inatçı olmuş olsa da kalbimde ayrı bir yeri var.
   


Carl ise tam benim adamım. Tehlike seven psikopat bir karakter. Yangın çıkarmak, banka soymak gibi çılgınca fikirler ondan çıkıyor. Gangsterden uyuşturucu satıcısına, sadık bir sevgiliden soyguncuya, askerden hapishane mahkumuna kadar her türlü şekle büründü küçük zibidi. Ah kerata şey! En sonunda ne istediğini buldu ya önemli olan o.

Ve son kardeş, ailenin tek siyahisi şeker mi şeker Liam. Dizinin başından beri en masum ve beladan uzak duran, sessiz Gallagher’dır kendileri. Dizide bebekti şimdi koskoca adam oldu resmen.


 Birde bu ailenin sürekli içki içmek ve sadece çıkarları söz konusu olduğunda eve ve çocuklarına dönen ilgisiz babası ayyaş Frank var ki ona da bayılmıyor değilim. O kadar iyi bir oyuncu ki yaptığı tüm pislikliklere rağmen ona sizin de bayılacağınızdan eminim. Hiç çalışmamasına rağmen para kazanıp hayatını devam ettirmenin bir yolunu buluyor kerata. Kimi zaman bacağını kırıp sigortadan para alıyor, kimi gün uyuşturucu pazarlıyor, kimi zaman dilenci kılığına giriyor. Bu parayı elbette evlatlarına veriyor değil. İçkiye, eğlenceye veriyor. Anı yaşamak deyiminin somut hali, bu hayata bir kez gelmişsen bunu sonuna kadar yaşamalısın, ne istersen ne zaman istersen ve kiminle istersen yapmalısın felsefesi hâkim onda. Aynı zamanda zehir gibi kafası var.

  Frank’in eşi ve çocukların annesi Monica ise bipolar hastalığından muzdarip ve sabit bir hayata tutunamıyor. Çocukların ve Frank’in hayatında bir oluşup bir kayboluyor. Kimseye kasten zarar vermek istemese bile kişiliği ve hastalığı yüzünden çevresine sürekli ıstırap veren cinsten bir insan.



Daha Kev, Veronica, Mickey, Sheila, Svetlana gibi birçok karakter var ama onları da anlatırsak yazı uzayacak. Onları sizin hayal gücünüze bırakıyorum.


   İşte Shameless ailesini size pek de kısa sayılmayacak bir yazı ile tanıtmış oldum. Bir içine girdiğinizde bağımlısı olacağınız, bitirdiğinizde üzüleceğiniz, sizden bir parça olacak, her karakterde kendinizi bulacağınız bir aile. Bu Türkiye’deki versiyonu gibi tamamen dramdan oluşmuyor. Dram bayağı geri planda açıkçası. Daha çok komedi, aşk, macera ağırlıklı. Hem gülüp eğleneceğiniz, hem bir şeyler öğreneceğiniz, hem de yeri gelince ağlayıp üzüleceğiniz bir dizi arıyorsanız Shameless ile tanışmanızı öneririm. Aşağıya da hoşunuza gidecek bir fragman bırakıverdim. Sevgiyle kalın. J

21 yorum:

  1. İSmini Netfilx'te ya da başka yerde duymuştum ama senin de yazdığın gibi ismi beni caydırmıştı ve tıklamamıştım. İçimden ismi 'shameless' olan bir diziyi ne izleyeceğim dedim yani. Amerika'nın bize vaktiyle Hollywood filmlerinde sunulan o pırıltılı, rüyalar ülkesi olmadığını göstermesi bakımından iyiymiş. Ama sanırım yine de tercih etmeyeceğim, neden dersen psikolojimi bozuyor bu tür aile dramları, ben Blanche gibi romantik, komedi, sonu mutlu biten, sevecen, fedakar ebeveynlerin, normal çocukların olduğu aileleri izlemek istiyorum. House of Cards bile asabımı bozdu. :)))
    Çok güzel ve ayrıntılı tanıtmışsın, emeğine sağlık canım.
    Amerika'nın gerçek yüzüne hoşgeldiniz diyorum ve görmek isteyenler kaçırmasın.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. elbette ki tercih meselesi bazı insanlar (benim gibiler) daha gerçekçi, hayatın içinden, dram ve komedi ağırlıklı severler bazıları ise daha mutlu ve umut verici sıcacık ve insanı dünyanın kötülüklerinden uzaklaştıracak aile filmlerini. moralini bozacak psikolojini olumsuz etkileyecek olan dizi filmleri izlememek lehine olur elbette ki. senin dediğin dizileri duymuştum ama o kadar çok dizim var ki o dediklerine vakit bulamadım. ama yine de dizi listeme yazıyorum. evet amerikanın gerçek yüzünü merak edenler için en başta gelecek dizilerden birisidir shameless. merak edenler buyursunlar :) :)

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Kardeşin önerdiyse bir bak derim kardeşler güzel şeyler öneriler genelde :)

      Sil
  3. İlk birkaç bölümünü önceden izlemiştim ama bana göre bir dizi değildi. Ben dizilerde daha fazla aksiyon istiyorum sanırım. Veya izlediğim zamanlarda öyle bir dizi aradığımdan sevemedim. Türk yapımı versiyonunu (!) da izledim. Alakaları yok. Gerçi olmasını da beklemiyordum. Bana hitap etmese de güzel bir öneri yazısı olmuş, emeğine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ebet herkesin beğenebileceği türden bir dizi değil malesef ki. Bende ilk izlediğimde olumsuz görüşlere sahiptim yıllar sonra izleyince sevmiştim. Yorum için teşekkürler İlkaycım sevgiyle kal :)

      Sil
  4. Daha önce duymamıştım. Merak ettim mutlaka bakarım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet merak ettiysen izleyebilirsin.birkaç bölüm izlersin sarmazsa bırakırsın zaten. Yorum için teşekkürler :)

      Sil
  5. geçen kış izledim neydi yaaa, şimdi bizim hikayeyi de sevdim. ben de sizeee, iki dizi önereyim, skam, 13 reasons why.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 13 reasons why ın ilk sezonunu izledim ben son bölüm hala aklımdan gitmiyor kızın banyo sahnesi filan :'( skam A da bakacağım. Teşekkürler öneri için :)

      Sil
  6. Henüz izlemedim. Aslında dizi izlemek istesem de yakalayan bir diziye rastlamak gerçek anlamda kırk yılda bir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet işte benim dizim diyeceğimiz diziler veya şarkılar bulmak bazen çık zor olabiliyor umarım buna bir şans verir ve beğenirsin. Yorum için teşekkürler sağlıcakla :)

      Sil
  7. Yine merak ettiğim ama kararsızlık yaşadığım bir konuda senin yazınla karşılaştım. Böyle tesadüflere bayılıyorum önce Metro, şimdi de Shameless :)) Diziye şans vermeyi düşünüyorum, karakterleri ilgimi çekti :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalp kalbe karşı imiş demek ki kuzucuk. Diziyi katlanılır kılan, edepsiz yönlerine tahammül etmeni sağlayan dizideki sempatik karakterler zaten. Hepsi de çok başarılı oyuncular ve cidden rolleri ile bağları da oldukça kuvvetli. Yorumun için teşekkürler :):)

      Sil
  8. ah yaa ben hiçbir diziyi izleyemiyorum Sümeyyecim malum evde ufaklık var :) sizlere keyifli izlemeler. Tanıtımın çok güzel olmuş bunu da demeden geçmeyeyim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ufaklık olunca tabi sorun oluyor dizi izlemek kitap okumak gibi etkinlikler tatlı belalar adeta :) teşekkür ederim ablacım beğenmene sevindim

      Sil
  9. Kağıt Salıncak bir izlesin de beğenirse mutlaka bana da izletecektir , teşekkürler paylaşım için :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım izler ve izletir sende beğenirsin umuyorum. :) severseniz bie eleştiri yazısı da sizlerin bloglarda görmek isterim. Sevgiyle kal :)

      Sil
  10. Benim izlemek istediğim dizilerden biri bu. Fiona'nın doğallığını ben de seviyorum. Bizim dizilerdeki köylü ya da fakir kızların her gün saç makyaj yapılı ve her bölümde farklı kıyafetlerle dolaşması hiç inandırıcı gelmiyor. İyi oyuncu rol için gerektiğinde güzelliğinden feragat etmeli.

    Öneri için teşekkürler. Daha çok öneri yazısı yazsanız güzel olur bence :-) Bir de öneri yazısının altına daha önceki önerilerin linkini verir misiniz? Ben sizin bütün yazılarınızı okuyorum ama toplu olarak görmek iyi olurdu :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu dizidekiler gerçekten iyi oyuncular. Heo aynı kıyafetleri giyiyorlar, makyaj yapmıyorlar duygularını dibine kadar yaşıyorlar ağlamakta salya sümük gülmekse sonunq kadar ve ben gerçekten bu doğallığı seviyorum. Evet bende istiyorum sürekli öneri yazalım ama kitap yorumlarına zor zaman ayırıyorum çünkü üniversite son sınıfım son iki yıl dersler açısındanok ağır geçti esmanın da meşgıliyetleri var derken pek vakit ayıramadığımız oluyor malesef ki. Tabiki linki de veririz Şule abla bir sonrakilerde. Okuduğun ve değerli yorumların için teşekkürler :)

      Sil
  11. Ben 4. sezona kadar gelebildim ama sonrasında arada başka diziler izledim falan koptu bildiğin :( İlk sezonu izlemek istedim sıkıldım sonra 2. sezondan başladım yine yarıda kaldı!!! Ama aklıma koydum bitireceğim bu diziyi =)) Yazı için teşekkürler, izleme isteğimi ateşledi

    YanıtlaSil