7 Aralık 2016 Çarşamba

Çanlar Kimin İçin Çalıyor - Ernest Hemingway | Kitap Yorumu

ernest hemingway

Orijinal Adı: For Whom the Bell Tolls
Seri: Yok
Yayınevi: Bilgi Yayınevi
Sayfa Sayısı: 496
Baskı Yılı: 2011
Goodreads Puanı: 3.95  (194,086 Oy)


Yorum

  Herkesin adını mutlaka duymuş olduğu romanlardan biridir Çanlar Kimin İçin Çalıyor? Bende sık sık ismini duyar ve merak ederdim, nihayet okuyabildim. Kitaba başlamadan önce içeriği ile ilgili hiçbir fikrim yoktu. Bu yüzden bir savaş romanı olması beni şaşırttı diyebilirim.

 Kitap 1937 yılında İspanya'da geçiyor ve İspanya'daki iç savaşı konu alıyor. Faşistler ve Cumhuriyetçilerin savaşına yakından tanık olmamızı sağlıyor. Aslında kitap dost-düşmanı anlatmıyor, kitap savaştaki insanları anlatıyor. Savaşı kazanacak olan da kaybedecek olan da aynı yurdun insanı, aynı kandan gelme kardeşler. Bu kitabın en çarpıcı noktasıydı. Kitaptaki şu paragraf aslında tüm kitabın özeti niteliğinde, hatta tüm savaşların.

  ('Düşman' askerini gözleyen gözcünün düşünceleri)
  Bütün gün onları gözetledim, bizden hiç farkları yok. Şimdi yürüyüp hızara gitsem, kapıyı çalsam, beni buyur edeceklerinden hiç kuşkum yok, yeter ki yoldan geçen herkesi durdurup kimlik sormak için emir almamış olsunlar. Aramıza bir tek emirler giriyor. Bu adamlar faşist değil. Onlara faşist diyorum ama değiller. Bizim gibi yoksul insanlar onlar da. Bizimle savaşmamaları gerek aslında...
  Kitapta faşist ve antifaşist iki grup var ama halk tabakasının bu ayrımdan çok da anladığı yok, çoğu asker ya da savaşa katılan kişi sadece emirleri uyguluyor, ne uğruna savaştıklarını gerçekten anlayamamış bir sürü insan var. İşte buraları okurken insan savaşın iğrençliğine bir kez daha şahit oluyor.

  Robert Jordan ordu tarafından köprü işi için dağlık bir bölgeye gönderilmiştir ve oradaki gerillalarla çalışması gerekmektedir. Robert Jordan bu görevde hayatı yeni baştan keşfedecek, aşkla tanışacak ve daha önce hiç yaşamadığı tecrübeleri yaşayacaktır.

  Bu kitabı etkileyici yapan kurgusu ya da dili değil, işlediği konu ve gerçeklerin çarpıcılığı. Kitap çok kısa bir süreyi anlatıyor ama bu sırada bir çok dünya gerçeğini gözler önüne seriyor. Kitap aşk konusunu da işliyor ancak ben bu konuda çok başarılı bulmadım, dilinden ya da başka bir sebepten dolayı kitabın bu yönü bana zayıf geldi. Ben kitabın savaşı ele alış biçimini sevdim, kitabı bitireli bir kaç gün oldu ama hala yukarıda paylaştığım cümleler zihnimde yankılanıyor.

  Başkarakterin adına alışana kadar biraz zorluk yaşadım, aklıma hep Zaman Çarkı serisinin yazarı Robert Jordan geldi. :D

  Savaşı ele alış biçimi ile ve vermeye çalıştığı mesajla ilgili olarak oldukça başarılı bir kitaptı, her ne kadar kurgusu ve dili aynı şekilde iyi olmasa da taşıdığı mesaj diğer zayıf yönleri göz ardı etmeme sebep oldu. Sanırım yukarıdaki cümleler aklımdan hiç gitmeyecek ve savaşla ilgili her durumda zihnimde yankılanacaklar...


Alıntılar

Başına gelen bunca olaydan sonra nasıl verem olmasındı?....  Burjuvaların tıka basa, çatlayıncaya kadar yediği için karbonatsız yaşayamadığı, yoksulların ise doğdukları günden öldükleri güne değin hep aç yaşadıkları bir ülkede verem olmayıp ne yapabilirdi ki? 
Gündüz çalışmadığım zaman yalnızım, ama karanlık bastırdığı zaman yalnızlık büyüyor da büyüyor. 

Puanım



11 yorum:

  1. Bu gün elime aldım ve geri bıraktım :) Almalıymışım. Tarih konulu kitapları ben çok seviyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende seviyorum, onlar ayrı bir güzel oluyorlar. :) Keşke bırakmasaydın, okursan eğer yorumunu bekliyorum merakla. :))

      Sil
  2. Hep adını duyup merak ettiğim bir kitaptı, ben yazarın Güneş de Doğar kitabına başlamıştım ama okuyamamıştım, o yüzden yazara biraz mesafeliydim ama şu alıntı cümle gerçekten de savaşın saçmalığını gösteriyor.. sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarın dili çok akıcı değil, aynı durum Yaşlı Adam ve Deniz için de geçerli. Ama güzel şeyler işliyor, belki ileride okur seversin. :)

      Sil
  3. Bu yayını okuduktan sonra kitap daha çok dikkatimi çekti ^^
    Teşekkürler yorumlamanız için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım okur ve seversin. :)

      Sil
    2. kesinlikle değerlendireceğim bir kitap :)

      Sil
  4. Hemingway hikayelerini sevmeme rağmen bu kitabı bir türlü alıp okuyamadım, yazıdan sonra bir ara hadi bir cesaret deyip alacağım sanırım 😄.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Al al, seversin umarım. Anlatmak istediğiyle güzel bir kitap. :))

      Sil
  5. Kitabı çok öncesinde, hakkını vererek okuyamadığım bir dönemde, beden eğitimi öğretmenimin okuduğum kitapları 'gereksiz' bulması üzerine okumuştum. O zamanlar ya 7'ye ya 8'e gidiyordum sanırım. Bu kitabı da o 'önerdiği' için ve biraz da sinir olduğum için okumuştum. Aslında kitabı sevmiştim de. Zaten sevmediğim kitaplar çok azdır. Ama kitabı bir kez daha, tam anlamıyla anlayarak okumak istiyorum. Bence çocuklara şunu şunu oku diye baskı yapılmamalı. Zaten zamanla her şey yerine oturuyor. Biraz içimi döktüm yorumumla ama bunca zaman içimde kalmış bu durum sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlıyorum seni, zorla olmuyor bunlar, insanda ters tepkiye neden oluyor.
      Bir daha kendi isteğinle okursan seversin muhtemelen. :)

      Sil