15 Aralık 2016 Perşembe

Şu Aralar Ne Okudum : Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler

    Merhaba sevgili kitap severler! Locke Lamora efsanesi tüm heyecanı, entrikası, gizemi ve yalanlarıyla devam ediyor. Daha önceden de Scott Lynch’e ve onun yazarlığına duyduğum hayranlıktan size bahsetmiştim. Bu kitapta da Lynch beni yine mest etti. Kitabı okurken yazarın kültürel zenginliğini ve zeka parıltılarını kelime seçimlerinde, olay kurgusunda, karakterlerin işlenişinde görmek gerçekten çok hoşuma gidiyor.

   Ana karakterlerden bahsederek konuya giriş yapacak olursak; Locke kafası çok iyi çalışan, son derece hızlı ve atik, azimli, gözü kara, bizim “o ne tilkidir oooo” diyeceğimiz türde kurnaz bir karakterdir. Aynı zamanda çok az da görsek duygusal bir yönü, kırılgan bir tarafı vardır. Jean ise iri ve kuvvetli, cesur, koruyup kollayan, saf ve iyilik dolu, güçlü bir karaktere sahip ve Locke’un en iyi arkadaşıdır. Karakterler gerek fiziksel olarak gerek zihinsel olarak gerek karakteristik özellikler bakımından mükemmel değiller. Hepsinin birçok kusuru, yanılgısı, zaafı, zayıflıkları oluyor. Gerçek hayatla, gerçeklikle olan bu bağlantısı beni cezbeden ve kitabı çok daha fazla okunabilir kılan bir diğer nokta. Mesela Locke birinci kitapta yaşadıklarını hemen atlatıp hayatına güllük gülistanlık devam edemiyor. Depresyona girebilen, zayıflık gösterebilen bir karakter ve bu onun içimizden biri olmasını sağlıyor. Sadece kitap karakteri olmaktan çıkıp insan oluyor. Her anlamda.

   İlk kitaba kıyasla bu kitapta Jean-Locke dostluğunun daha ilerlediğine tanık olduk. İlk kitapta gerek Jean’in yeni gelmesi, gerek Böcek ve ikizler gibi kalabalık bir arkadaş grubunun olması nedeniyle aralarındaki ilişkiyi yoğun olarak hissedememiştik. Bu kitapta ise her anlamda birbirlerini tamamlayan, birindeki eksiği diğerinin kapattığı bir elmanın iki yarısı gibi olmuşlardı. Locke’un zekası ve dilini iyi kullanması, Jean’in dövüş yeteneğini iyi kullanması birleşerek onları durdurulamaz kılıyordu. Kitapta, serinin ilk kitabında da gizemini koruyan Sabetha karakterinden çok az bahsedilmesi hem biz okuyucuları meraktan çatlatıyor hem de diğer kitapları da okumaya teşvik ediyor.


    Locke Lamora’nın Yalanları’nda olduğu gibi Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler’de de dövüş ve çarpışma bölümleri oldukça fazlaydı. İlk kitaba kıyasla burada çok daha yoğundu hatta savaş raddesine varacak kadar büyük çaplıydı. Bu açıdan kıyaslarsak ilk kitaba göre daha aksiyonluydu. Öyle ki heyecandan o yerleri diken üstünde okudum desem çok da abartmış olmam.

   Kitapta ara ara yer verilen göz bağı hileleri, büyücülük, simyasal mucizeler gibi paranormal ögeler tam dozunda ve seriye ayrı bir büyü katıyor kanaatindeyim. Ne çok uçuk duruyor ne de diğer tarafta seyreden gerçekliğe gölge düşürüyor.

   Önceki bölümde olayın anlatılıp sonraki bölümde o entrikanın nasıl çevrildiği, planın yapılış aşamaları anlatıldığı zaman gerçekten son derece hoş ve merak uyandırıcı bir tarzı oluyor. Tam tersi olup da önce kurdukları planı anlatıp sonrada uygulanışı anlatılsaydı ileriki bölümleri bu denli iple çekmezdik diye düşünüyorum.

   Üsluba gelince son derece akıcı, anlaşılır bir dili vardı kitabın. Olaylar üçüncü bakış açılı anlatımdaydı. Kitaptaki diyaloglar gerçekten oldukça samimi, gündelik, eğlendirici ve orijinaldi. Bazı Jean-Locke diyaloglarını da sizlerle paylaşıyorum. Kitabın sonuda ilk kitap gibiydi. Birçok şey çözülmüş ama hala soru işaretleri vardı.


    George Martin’in Scott’ı övdüğü kadar varmış çünkü Lynch de karakterleri öldürme konusunda resmen Martin’e meydan okuyor. Aksiyonla, aşkla, savaşla, entrika ve hilelerle dolu bu kitabın beni en mest eden yanı arkadaşlıktı. Bu his öyle yoğun anlatılmıştı ki gerçekten her okuyuşta mest olduğumu hissettim. Bu iki oyunbazın dostluğunun daha ilk kitaptan beri böylesine derin olacağının farkındaydım ve hep de böyle baki kalmasını temenni ediyorum. Bu kadar övdükten sonra tavsiye etmemem düşünülemez. Kaçırmayın, mutlaka okuyun derim. Çok seveceksiniz. Bir sonraki yorumda görüşmek dileğiyle. Bol kitaplı günler dilerim. J
Esma'nın bu kitap hakkında yorumu için tıklayınız.


Alıntılar
İlla ki oynayacaksan daha en başından üç şeye karar ver: oyunun kurallarına, gireceğin bahse ve ne zaman çıkacağına.
Kumarbazlar tıpkı aşıkların sevişmeleri ve ayyaşların içmeleri gibi oyun oynarlar. Karşı konulmaz bir kuvvetin etkisi altında, körü körüne ve mecburiyetten.
Erkek! İki çit söz etmek onu nasıl da fareye çevirir. Tanrıları hor görür, savaşa atılır ve bir genç kızın azarıyla irkilir! En ufak kızın en ufak kahkahası bir hançer gibi gelir ve bir hançer gibi göğsüne saplanır kalır. Kanı süte, cesareti silik bir anıya çevirir.
Kadın, kalbin haritasız bir labirenttir. Şaşkınlığı şişeleyip bin sene içsem bile senin uyanmakla kahvaltıya oturmak arasında olduğun kadar kafam karışmaz. Öyle kurnazsındır ki tanrılar onlara bir çift el verselerdi yılanlar bile seni alkışlardı.
Parmakların yanmadıkça ateşten korkamazsın.

Puanım
 

22 yorum:

  1. bende bu serinin fanatiklerindenim ... sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. fanatiği olunmayacak bir seri değilki. mükemmel. yorum için teşekkürler :)

      Sil
  2. Bir kenara not alsam valla ne yapsam bilemedim :( O kadar çok ki :( Vallahi tıkandım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma benimde liste bayağı kabarık her gördüğüm kitabı canım çekiyor. İyice aç gözlü oldum :(

      Sil
    2. Biraz dur sonra alırsın olmadı şimdilik beklemede kal derim ben

      Sil
    3. Öyle yapacağım zaten başka çarem yok :(

      Sil
    4. Hani yeni yazın nerede ????

      Sil
    5. Yahu sınavlar okul derken bir türlü fırsat bulamadım. Merak etme bu hafta halledeceğim :)

      Sil
    6. Hadi gel bekliyorum seni en yakın zamanda :)

      Sil
    7. En kısa zamanda geliyorum :)

      Sil
  3. bu kitapta listeye girdi :) Teşekkürler emeğin için.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende kıymetli yorumun için teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Paranormal öğeler her zaman ilgimi çekmiştir. İlk alıntı çok hoşuma gitti. Okunmaya değer duruyor, kaleminize sağlık, efendim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz içinde ben teşekkür ederim efendim :) paranormal iyidir

      Sil
  5. Kitabı merak ettim, son zamanlarda bu tür kitaplar okumasam da bu kitap hem karakterlerin gerçekçiliği, hem sıcak anlatımı, hem de dozunda fantastik ögeleri ile okumak isteyebileceğim bir kitap, çevirisi de kuru değil anladığım kadarıyla, teşekkürler paylaşımına, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem çevirisi güzeldi, hem kurgusu güzeldi, hem dili güzeldi. Mutlaka okumalısınız. Yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgilerle :)

      Sil
  6. ayy yaaa okuyum ben bunuuuuu :)

    YanıtlaSil
  7. Bu seriyi bloggerlarda hep görüyorum :)) İnceleyeceğim ben de :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir seri. Kaçırmamanı tavsiye ederim :)

      Sil
  8. okumak lazım , teşekkürler :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet okumak lazım. Ben teşekkür ederim :)

      Sil