9 Şubat 2017 Perşembe

Paris ve Londra'da Beş Parasız - George Orwell | Kitap Yorumu


Orijinal Adı: Down and Out in Paris and London
Seri: Yok
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 248
Baskı Yılı: 2016
Goodreads Puanı: 4.1  (37,703 Oy)

Arka Kapak Yazısı

"Beş parasız kalmaktan o kadar çok bahsetmiştiniz ki; eh, işte beş parasız kaldınız ve hâlâ ayaktasınız." Paris ve Londra'da Beş Parasız, 20. yüzyılın en büyük romancılarından George Orwell'in, Avrupa'nın iki büyük şehrinde, Paris ve Londra'da yaşadığı sefaleti olanca gerçekliğiyle anlattığı, son derece önemli bir eser. Bir gün Paris'in orta yerinde meteliksiz kalan genç yazar, yoksulluk ve açlıkla mücadele etmeye başlar. Rehineciler, iş bulma kurumları, umut tacirleri, karın tokluğuna günde on yedi saat çalışılan karanlık otel mutfakları arasında sürüp giden Paris macerası, yazarın güç de olsa kendini Londra'ya atmasıyla sona erer ama Londra'da onu çok daha ağır şartlar beklemektedir. 

Orwell, modern insanın ısrarla görmezden geldiği bir dünyanın kapısını aralıyor. İşsizlik, evsizlik, açlıkla damgalanan bu dünyanın insanları izbe pansiyonlarda, berduş barınaklarında yaşıyor, hayata bir ucundan tutunmaya çalışıyorlar. Paris ve Londra'da Beş Parasız, köleliğin hiçbir zaman, modern zamanlarda bile ortadan kalkmadığını, sadece görünüm değiştirdiğini anlatıyor.

Yorum

George Orwell en sevdiğim yazarlardan biri, ilk beşte de yer alır muhtemelen. Paris ve Londra'da Beş Parasız da otobiyografik roman niteliğinde, yazarın gençliğinde Paris ve Londra'da yaşadığı yoksulluğu ve o zamanın şartlarını tüm açıklığı ile kaleme aldığı bu kitap Orwell'ı tanımak için oldukça iyi bir kaynak niteliğinde.

Orwell'ın gençlik yılları... Kitap Paris'te başlıyor ve Orwell bize olayları kendi ağzından aktarıyor, dili oldukça sade ve samimi, ne acındırma var ne de sizi rahatsız edecek fazladan bir şey. Yazar her şeyi yalın ama oldukça güçlü bir dille anlatıyor. Paris'te kıt kanaat geçinirken bazı olaylar sonrasında beş parasız kalır ve yazar yoksulluğun pençesine düşer.

Yoksullukla ilk temas çok ilginç. Yoksulluğu o kadar düşünmüşsünüzdür -Tüm hayatınız boyunca korktuğunuz, başınıza eninde sonunda gelecek şeydir o- oysa gerçekte öyle sıradan, öyle farklıdır ki. Siz çok basit olacağını sanmışsınızdır; olağanüstü karmaşıktır. Siz korkunç olacağını sanmışsınızdır; sadece sefil ve sıkıcıdır. Başta, yoksulluğun kendine has bayağılığını keşfediyorsunuz; size yaşattığı değişiklikleri, karmaşık cimriliğini, kırıntı silip süpürme halini.

  Orwell hem kendi yaşadıklarını hemde o zamanın Paris ve Londra'sında şartlar nasıldı, yoksul insanlar nasıl yaşamını sürdürüyordu hepsini çok güzel bir şekilde aktarıyor. Kitabı okurken sık sık hayretler içinde kaldım ve anladım ki biz yokluk ne hiç bilmiyoruz aslında. Dışarıda yaşamak zorunda kalanlar için hayat ne kadar zor ve onlar nelere maruz kalıyor hiçbir fikrimiz yok.

Yine de çulsuz kalarak kesinlikle öğrendiğim bir-iki şeye değinebilirim. Bütün berduşların ayyaş pislikler olduğunu asla düşünmeyeceğim, sırf bir peni verdim diye hiçbir dilenciden minnet beklemeyeceğim, işsiz bir adamın yorgun olmasına şaşırmayacağım, Selamet Ordusu'na yardım etmeyeceğim, giysilerimi rehine vermeyeceğim, sokakta dağıtılan bir el ilanını geri çevirmeyeceğim, şık bir lokantada keyifle yemek yemeyeceğim.

  Yazar, bu beş parasız döneminde yepyeni bir dünyaya adımını atıyor ve bir çok şeyin perde arkasını görüyor, bunu da okuyucuya aktarıyor. Kitapta yoksuluk ve yoksul insanları bulduğunuz gibi sistem eleştirisini de buluyorsunuz ki eleştiriler oldukça yerinde ve haklı.

Her nasılsa dürüst kalmış bir zengine, çalışma şartlarının iyileştirilmesiyle ilgili soru sorulduğunda çoğunlukla şöyle bir yanıt veriyor:
"Yoksulluğun hoş bir şey olmadığını biliyoruz; hatta bize dokunmayacak kadar uzağımızda kaldığı için ne denli tatsız olduğunu düşünerek kahrolmaktan aslında zevk alıyoruz. Ama bu konuda bir şey yapmamızı beklemeyin. Siz alt sınıflar adına üzülüyoruz, tıpkı uyuz bir kediye üzüldüğümüz gibi; ama şartlarınızın düzelmesini engellemek için elimizden geleni ardına koymayacağız. Tam da bu halinizle daha güvenilir olduğunuz kanaatindeyiz. Şu an ki durum işimize geliyor ve sizi günde bir saat dahi fazladan özgür bırakma riskini göze almayacağız. Bu yüzden, aziz kardeşlerim, madem İtalya seyahatlerimizin masrafını çıkarabilmek için ter dökmeniz gerekiyor, dökün o terleri ve kahrolun."

  Ben Paris ve Londra'da Beş Parasız'ı gerçekten severek ve etkilenerek okudum. Ve anladım ki bir Orwell kolay olunmuyor. Yalın diliyle ve gerçekçi anlatımı ile çok güzel ve çarpıcı bir kitap, okumak isteyen herkese öneririm. İyi okumalar. :)

Alıntılar

İnsan aşkı -gerçek aşkı- bir kere tattıktan sonra diğer her şey bir mutluluk hayalinden ibaret kalmaz mı? 
Mücadelesinde sebat eden kazanır. 
"Güçlüsün ha?"
"Çok güçlüyüm," diye yalan söyledim. 
İnsanın aç kalınca yapmayacağı şey yoktur. 
Cehaletin sınırı yoktu ve dehşet vericiydi. 


Puanım


16 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı daha önce pek sıcak bakmadığım bir kitaptı Orwell sevmeme rağmen ama bu yazıyla merak ettim. Özellikle birkaç alıntı ve tanıtım yazısındaki bir cümle buna neden oldu. Teşekkürler :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orwell seviyorsan bu kitabı da seveceğini düşünüyorum. Alıntılar çok hoş ve kitapta bu alıntıların bulunduğu bölümler daha güzel, fırsatın olursa mutlaka oku derim. ^-^

      Sil
  2. Bundan çok öncesinde Hayvan Çiftliği'ni okumuştum ben de. Ama tekrar okusam çok daha yararlı olur benim için sanırım. 1984'te okumak için aklımda ve kitaplığımda olan bir kitap aslında ama bu kitabı da merak ettim şimdi ^-^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1984'ü okumadın m hala? Çok bekletme bence pişman olursun okuyunca. :D Bu kitap da çok güzel, bir 1984 olmasa da yazarın geçtiği yolların bir kısmına tanıklık edebilmemizi sağlayan çok hoş bir kitap olmuş. :)

      Sil
  3. George Orwell gerçekten benim de sevdiğim yazarlardan 5 puanı da görünce okunacaklar listeme aldım :) teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orwell seviyorsan bu kitabı da seveceğini düşünüyorum, iyi okumalar şimdiden. 😊

      Sil
  4. Paylaştığın alıntılar bile bayağı vurucu görünüyor. Orwell'ın sadece Hayvan Çiftliğini okumuştum. Aklımda 1984'ü okumak vardı, şimdi ona bir de Paris ve Londrada Beş Parasız eklendi. Bakalım ne zaman okumak kısmet olucak :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1984'ü çok geciktirme. 😊 Orwell çok güzel yazıyor, bir şekilde fırsat bulursun umarım, benimde okumak istediğim daha çok kitabı var yazarın. :)

      Sil
  5. Orwell benim de sevdiğim isimlerden. 1984 ve Hayvan Çiftliği'ni okudum. Bütün diğer kitapları da okuma listemde. Bu sene kitap almayacağım için okuyamam ama seneye mutlaka okumak isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende tüm kitaplarını okumak istiyorum. Umarım ikimizde okuyabiliriz Şule abla, Orwell'ın kalemi gerçekten çok güçlü ve güzel. :)

      Sil
  6. ne güzel konusu okunur evet :) orwell sevilmez miiii çok güzel menemen yapaar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Menemen'i anlamadım desem. :D
      Evet evet kesinlikle okunur. :))

      Sil
  7. Can Yayınları'nın yeni kapaklarını pek sevmiyorum ama bu kapağı çok güzel olmuş :)) Orwell'dan Hayvan Çiftliği'ni okudum, umarım tüm kitaplarını okurum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle, bende sevdim kitabın kapağını oldukça hoş duruyor. :)
      Umarım sende bende okuyabiliriz ya. :D

      Sil
  8. Çok beğendim, çok da güzel tanıtmışsın, alıntılarla...mutlaka okumak isterim.
    Teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım okur ve beğenirsin. :)
      Ben teşekkür ederim, sevgiler. *-*

      Sil