31 Mayıs 2016 Salı

Sineklerin Tanrısı - William Golding | Kitap Yorumu

kitap kapağı
Orijinal Adı: Lord of the Flies
Seri: Yok
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı: 261
Baskı Yılı: 2001
Goodreads Puanı: 3.62  (1,469,695 Oy)

Arka Kapak Yazısı

Sineklerin Tanrısı başlangıçta, ıssız bir adaya düşen çocukların serüvenlerini anlatan, küçükler için yazılmış bir öykü, R.M. Ballantyne’ın Mercan Adası’nın çağdaş bir uygulaması sanılabilir. Hatta Golding, kendine özgü buruk alaycılıkla, okuyucunun bu sanısını pekiştirmek istercesine,Sineklerin Tanrısı’nın başlıca iki kişisine Mercan Adası’ndaki çocuklardan aldığı Ralph ve Jack adlarını verir. Mercan Adası’nda Ballantyne, oldukça duygusal ve biraz da bön bir iyimserlikle, gemileri battıktan sonra Pasifik Okyanusu’nda ıssız bir adaya sığınan üç İngiliz gencinin, Büyük Britanya uygarlığının oldukça başarılı bir küçük örneğini nasıl yeniden kurduklarını anlatır. Golding’in Sineklerin Tanrısı’nda da bir mercan adası ve İngiliz çocuklar vardır. Ama altı ile on iki yaş arasında olan bu çocuklar, gelecekteki atom savaşı sırasında, güvenilir bir yere götürülmek üzere bindikleri uçak bir saldırıya uğradığı için bu mercan adasına düşmüşlerdir. Ve bu mercan adasında olup bitenler, Ballantyne’ın romanında olup bitenlere hiç mi hiç benzememektedir…

Sineklerin Tanrısı’nda gördüğümüz ıssız ada da yeryüzünün cennetlerinden biridir. Çocuklar da bu adanın, okudukları Mercan Adası’na çok benzediğini söylerler. Ne var ki, başlangıçta bunu hiç sezinlemediğimiz halde, atom çağının çocukları, bu güzelim adayı her açıdan bir cehenneme çevireceklerdir.
Mîna Urgan

Yorum

  Herkese Merhaba! :) Nail Art in Wonderland'da başlayan Bloggerlar Okuyor etkinliğinin Mayıs ayı okuması için Sineklerin Tanrısı seçilmiş olunca bende etkinliğe katılmak istedim, uzun zamandır istediğim ve kitaplıkta bekleyen kitabım için mükemmel bir fırsat olduğunu düşündüm ve kitaba başladım. (Etkinlikle ilgili yazı için buraya tıklayabilirsiniz.)

  Kitaba geçecek olursak; Sineklerin Tanrısı bir uçak kazasıyla ıssız bir adaya düşmüş olan çocukların adada yaşama tutunma hikayelerini konu alıyor, karakterlerin yaşları her ne kadar küçük olsa da, kitap çocuk kitabı gibi görünse de öyle değil. Yetişkinlere uygun olarak yazılmış bir kitap.



  Kitaba başlarken konusuyla ilgili kabataslak bir bilgiye sahiptim ve beklentim vardı açıkçası. Okuyanların yorumları, Nobel Ödülü derken kitap insanda ister istemez beklentiye sebep oluyor. Beklentilerim ve kitabın dilinin biraz ağır olacağını düşünmem kitaba başlamamı engellemişti ama okurken gördüm ki kitabın dili hiç ağır değil, oldukça basit. Satır aralarında anlatılmak istenen çok şey var ancak kitabın dili oldukça akıcı ve güzel. Kitapta bazı yerler hiç beklemediğim gibi gelişti, bazı yerlerde şaşırdım, bazı yerlerde dehşete düştüm ve sonu da beklenmedik oldu biraz.

  Sineklerin Tanrısı, insanın içindeki iyi ile kötünün savaşını alegorik biçimde, oldukça başarılı bir şekilde ele alıyor. İyiyi-kötüyü, hırsı, barışı, sevgiyi... çocuklar temsil ediyor. Adadaki çocuklar gerçek hayatın bir yansıması adeta. Başlangıçtaki davranışları, zaman ilerledikçe kendini gösteren öteki tarafları, hepimizin içinde olan iyi-kötü savaşı.. hepsini kitapta bulabiliyor ve insanın nasıl bir yaratık olduğunu baştan sorguluyorsunuz.
  Kitaptaki çocuklardan biri olan Simon'ın değidiği

 " Bizden başka canavar yok belki.."
Cümleden sonra durup düşünüyor ve cümlenin doğruluğuna hayret ediyorsunuz. Kitaba da adını veren Sineklerin Tanrısı'nın (Kutsal Kitapta İbranice şeytan demekmiş) herkesin içinde olduğunu ve ona uyanların canavarlaştığı da göz ardı edemeyeceğiniz bir gerçek haline geliyor.

  Kitabın sonundaki Mina Urgan'a ait olan sonsözü çok beğendim ve kitabın sonuna çok yakıştırdım, Urgan sonsözde kitaptaki her şeyin üzerinden açıklamalı bir şekilde bir kez daha geçerek kitabın anlatmak istediklerini pekiştiriyor ve bu çok hoş bir ayrıntı olmuş.

  Sineklerin Tanrısı dinlemek isteyene çok şey anlatabilecek bir kitap, okumayı düşünüyorsanız hiç bekletmeyin başlayın derim. İyi okumalar. :)

Puanım



9 yorum:

  1. ben bu kitabı okudum da diyemiyorum , okumadım da , tanıdık ama kesin hatıralarımda yok :((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oldukça ünlü bir kitap okusaydınız hatırlardınız muhtemelen. İnsanda iz bırakan bir kitap çünkü. :)

      Sil
  2. Okumamıştım bunu teşekkürler.. bloğunuzu takibe aldım bende bekliyorum,sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir kitap okursanız pişman olmazsınız.:) Teşekkürler, mutlaka uğrayacağım blogunuza. :))

      Sil
  3. Çoook eskiden okumuştum, yazını görünce hatırladım. Sevgiler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir kitap, okumuş olmana sevindim. :D Sevgiler. :))

      Sil
  4. Çoook eskiden okumuştum, yazını görünce hatırladım. Sevgiler ;)

    YanıtlaSil
  5. Bu kitabı duymuştum fakat okumamıştım. Teşekkürler Paylaşım için. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Klasiklerden hoşlanıyorsanız güzel bir kitap, tavsiye ederim. :))

      Sil